Altın faiz baskısı altında

İstanbul, 20 Mart (Hibya) – Ahlatcı Yatırım, artan petrol fiyatları ve yükselen faiz beklentilerinin altın üzerinde baskı yarattığını, jeopolitik risklere rağmen fiyatlamalarda faiz ve dolar etkisinin öne çıktığını bildirdi.

Altın faiz baskısı altında
Yayınlama: 20.03.2026
3
A+
A-

Ahlatcı Yatırım’ın değerlendirmesinde, yurt içi piyasaların haftayı erken kapattığı bu dönemde, altın fiyatlamasının yönünün tamamen küresel taraftaki petrol ve faiz dinamikleri tarafından belirlenmeye devam ettiği vurgulandı. Özellikle Orta Doğu’da artan gerilimin enerji arzına da sıçramasıyla birlikte petrol fiyatlarında sert yükselişler izlenirken, bu hareketin altın fiyatları üzerinde dolaylı bir etki yarattığı aktarılırken şunlar kaydedildi:

“İran’da gerilimin enerji tesislerine yayılması ve Katar’daki LNG tesisine yönelik saldırı sonrası enerji fiyatları artarken Brent petrolün yeniden 110 doların üzerine tırmanması, küresel enflasyon beklentilerini yukarı çekerken, Suudi Arabistan’dan gelen ‘’arz kesintileri devam ederse petrol 180 dolara gidebilir’’ uyarısı piyasalardaki risk primini daha da artırdı.

Son günlerde klasik fiyatlama davranışının dışına çıkıldığını görüyoruz. Jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda altının yükselmesi beklenirken, mevcut konjonktürde altın fiyatlarının, riskten ziyade bu riskin yarattığı faiz baskısından etkilendiği bir süreç izleniyor.

Yükselen petrol fiyatlarıyla birlikte artan enflasyon beklentileri, merkez bankalarını faizleri daha uzun süre yüksek seviyelerde tutmaya zorlamaktadır. Bu durum dolar endeksi ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde yukarı yönlü baskı yaratırken, altının alternatif maliyetini artırarak fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir etki oluşturmaktadır. Dolayısıyla jeopolitik riskler, doğrudan altını desteklemek yerine faiz ve dolar kanalı üzerinden ters bir etki yaratabilmektedir. Enerji fiyatlarındaki gevşeme ile birlikte enflasyon beklentilerinde oluşabilecek aşağı yönlü hareket, faiz tarafındaki baskıyı azaltarak altın fiyatları açısından daha destekleyici bir zemin oluşturabilir.

Bununla birlikte Fed tarafındaki görünüm, altın fiyatlarındaki yukarı yönlü potansiyelin sınırlı kalabileceğine işaret etmektedir. Fed politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde sabit tutarken, 2026 yıl sonu için medyan faiz beklentisini yüzde 3,4 seviyesinde korudu. Büyüme beklentisinin yüzde 2,3’ten yüzde 2,4’e revize edilmesi, ekonomik aktivitenin dirençli seyrine işaret ederken; PCE enflasyon beklentisinin yüzde 2,4’ten yüzde 2,7’ye yükseltilmesi, enflasyon tarafındaki yukarı yönlü risklerin güç kazandığını göstermektedir.

Karar metni ve Başkan Powell’ın açıklamaları, Fed’in temkinli duruşunu koruduğunu ortaya koyarken, enflasyonda kalıcı bir iyileşme görülmeden faiz indiriminin gündeme gelmeyeceği mesajı net bir şekilde verildi. Küresel ölçekte ise merkez bankaları arasında belirgin bir ayrışma dikkat çekmektedir. Artan enerji fiyatları nedeniyle Avrupa Merkez Bankası’na yönelik faiz artırım beklentileri yeniden gündeme gelirken, Barclays ve Morgan Stanley ECB’nin bu yıl iki faiz artışı yapabileceğini öngörmektedir. Ancak Avrupa ekonomisinde büyüme tarafındaki kırılganlıklar dikkate alındığında, bu sürecin sınırlı kalabileceğini düşünüyoruz.

Öte yandan Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar, ticaret politikalarına bağlı belirsizlikler, tarifeler ve merkez bankalarının rezerv tercihlerinde altına yönelimin devam etmesi, altın fiyatlarında uzun süreli ve geniş bantta bir yatay seyir ihtimalini güçlendirmektedir. Kur tarafında sınırlı hareketlerin devam etmesiyle birlikte gram altının, ons altına kıyasla daha dengeli ve sınırlı pozitif ayrışma gösterebileceğini değerlendiriyoruz.”


SANAYİ HABER AJANSI

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.