PLASTİK SEKTÖRÜNDEN KRİTİK UYARI: “YASAK DEĞİL, BİLİNÇLENDİRME ŞART”

Plastik sektörünün geleceğine ilişkin önemli uyarılar geldi. OSİAD Yönetim Kurulu Başkanı ve Ankara Sanayi Odası 11. Plastik ve Plastik Ürünleri Sanayi Komitesi Meclis Üyesi Esat Hisarcıklılar, Avrupa Birliği’nin tek kullanımlık plastiklere yönelik düzenlemesinin Türkiye’de uygulanma biçiminin sektör için ciddi riskler barındırdığını söyledi.

PLASTİK SEKTÖRÜNDEN KRİTİK UYARI: “YASAK DEĞİL, BİLİNÇLENDİRME ŞART”
Yayınlama: 31.03.2026
2
A+
A-

OSİAD Yönetim Kurulu Başkanı ve ASO 11. Komite Meclis Üyesi Esat Hisarcıklılar: “AB düzenlemesi mevcut haliyle uygulanırsa yüz binlerce kişi işsiz kalabilir”

Avrupa Komisyonu tarafından 2019 yılında kabul edilen ve “Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi” olarak bilinen düzenlemenin, 1 Eylül 2026 itibarıyla Türkiye’de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Söz konusu düzenleme; plastik çatal, bıçak, tabak, pipet ve kulak çubuğu gibi alternatifi bulunan tek kullanımlık ürünlerin piyasaya arzını yasaklıyor.
“SEKTÖRÜN KAPISINA KİLİT VURULABİLİR”
Hisarcıklılar, düzenlemenin mevcut haliyle yürürlüğe girmesi durumunda sektörün büyük darbe alacağını belirterek, plastik sanayinin yaklaşık 50 milyar dolarlık büyüklüğe, 15 milyar dolarlık ihracat kapasitesine ve 235 bin kişilik istihdama sahip olduğunu hatırlattı.
Yeni yatırımların atıl hale gelebileceğini vurgulayan Hisarcıklılar, “Bu düzenleme sanayicilerle istişare edilmeden, ani bir geçişle uygulanırsa birçok işletme kapanma riskiyle karşı karşıya kalacak” dedi.
“SORUN PLASTİK DEĞİL, ATIK YÖNETİMİ”
Plastik ürünlerin doğru kullanıldığında ve etkin şekilde geri dönüştürüldüğünde çevre için tehdit oluşturmadığını ifade eden Hisarcıklılar, asıl sorunun atık yönetimindeki eksiklikler olduğuna dikkat çekti.
Plastiğin üretimde daha az enerji ve su tükettiğini, hafifliği sayesinde lojistikte karbon salımını azalttığını belirten Hisarcıklılar, “Plastik doğru yönetildiğinde çevre dostu bir malzemedir” değerlendirmesinde bulundu.
“ALTERNATİF ÜRÜNLER DAHA FAZLA ZARAR VEREBİLİR”
Plastiğe alternatif olarak sunulan cam, metal, ahşap ve bambu gibi ürünlerin üretiminde daha fazla enerji ve su kullanıldığını dile getiren Hisarcıklılar, bu durumun toplamda daha fazla karbon emisyonuna ve maliyete yol açabileceğini söyledi.
Bu nedenle yasakların sanılanın aksine çevresel fayda sağlamayabileceğine işaret etti.
“TÜRKİYE REKABET GÜCÜNÜ KAYBEDEBİLİR”
AB’nin söz konusu düzenleme sonrası küresel plastik pazarındaki payının gerilediğini belirten Hisarcıklılar, Türkiye’nin de benzer bir uygulamayla Çin ve Hindistan gibi rakipler karşısında zayıflayabileceğini ifade etti.
“ÇÖZÜM YASAK DEĞİL, EĞİTİM VE SİSTEM”
Sektör temsilcileri, çözümün yasaklardan değil toplumsal bilinçlendirmeden geçtiğini vurguluyor. Bu kapsamda şu öneriler öne çıkıyor:
Kısa, orta ve uzun vadeli bir geçiş süreci oluşturulmalı
Tüm plastik ürünler yerine kritik ürün gruplarına odaklanılmalı
Depozito iade sistemi yaygınlaştırılmalı
Atık ayrıştırma kültürü küçük yaşlardan itibaren kazandırılmalı
Kamu spotları ve eğitim programlarıyla toplum bilinçlendirilmeli
Hisarcıklılar, gelişmiş ülkelerin çevre sorunlarını yalnızca yasaklarla değil; eğitim, teknoloji ve etkin sistemlerle çözdüğünü belirterek, “Çevreyi korumanın yolu üretimi durdurmak değil, doğru tüketim alışkanlıkları kazandırmaktır” dedi.
“SANAYİ İÇİN DÖNÜŞÜM SÜRECİ ŞART”
Plastik sanayicileri, sektörün sürdürülebilir şekilde dönüşebilmesi için ani yasaklar yerine planlı ve kademeli bir geçiş sürecinin hayata geçirilmesini talep ediyor.
Sektör temsilcilerine göre; çevreyi korumanın en etkili yolu, üretimden tüketime

Kaynak: SHA

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.