ASO Başkanı Seyit Ardıç’tan Sanayi İçin Kritik Uyarı: “Üretim Sürüyor Ama Üretimin Geleceği Tükeniyor”

Ankara Sanayi Odası (ASO) Haziran Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye ekonomisi, sanayinin finansman sorunları, küresel rekabet, teknoloji dönüşümü ve üretimin geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Ardıç, “Sanayici alın teriyle kazanıyor, kazandığını faize veriyor. Üretim devam ediyor ancak üretimin geleceği tükeniyor” ifadeleriyle sanayicinin karşı karşıya olduğu finansman baskısına dikkat çekti.

ASO Başkanı Seyit Ardıç’tan Sanayi İçin Kritik Uyarı: “Üretim Sürüyor Ama Üretimin Geleceği Tükeniyor”
Yayınlama: 24.06.2026
21
A+
A-

SHA/ANKARA

“Sanayiciyi ayakta tutmak, Türkiye’nin geleceğini güvence altına almaktır”

Ankara Sanayi Odası Haziran Ayı Meclis Toplantısı, ASO Meclis Başkanı Celal Koloğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmeler değerlendirilirken, sanayicilerin yaşadığı sorunlar, çözüm önerileri ve üretimin sürdürülebilirliği konusunda atılması gereken adımlar ele alındı.

ASO Başkanı Seyit Ardıç, konuşmasının başında ASO Meclis Üyesi Özgür Bayraktar’ı MHP Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilmesi dolayısıyla tebrik etti.

“Komitelerimiz Ankara sanayisinin sahadaki sesi”

Meslek Komiteleri toplantılarında sektörlerin beklenti ve sorunlarını kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini belirten Ardıç, komitelerden gelen görüşlerin Ankara sanayisinin gerçek sorunlarını ortaya koyduğunu söyledi.

Ardıç, “Komitelerimizden gelen her görüşü, Ankara sanayisinin sahadaki sesi olarak görüyoruz. Sorunu dinlemek tek başına yeterli değildir; önemli olan çözüm üretmek ve sonuç almaktır” dedi.

Meslek komitelerinden gelen talepler doğrultusunda kamu kurumlarıyla temasların sürdürüldüğünü belirten Ardıç, sanayicilerin yaşadığı problemlerin çözümü için çalışmaların devam ettiğini ifade etti.

“Dünya ekonomisinin merkezinde sanayi, üretim ve teknoloji var”

Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme dikkat çeken ASO Başkanı, üretim gücünün ülkelerin ekonomik ve stratejik konumunu belirlediğini vurguladı.

Dünya imalat sanayisindeki değişime ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ardıç, 1990 yılında küresel üretimden yüzde 3 pay alan Çin’in bugün dünya imalatının yaklaşık üçte birini gerçekleştirdiğine dikkat çekti.

Türkiye’nin üretim kapasitesinde ilerleme sağladığını ancak küresel rekabette daha büyük bir sıçramaya ihtiyaç olduğunu ifade eden Ardıç, şunları söyledi:

“Dünya yeni bir sanayi çağına giriyor. Bu dönemde ucuz iş gücü tek başına yeterli değil. Enerjiye erişim, teknoloji üretme kapasitesi, yapay zekâ, veri hâkimiyeti ve kritik hammaddeler yeni dönemin belirleyici unsurları olacak.”

“Sanayisiz ekonomi köksüz ağaç gibidir”

Sanayinin artık sadece ekonomik değil, stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Ardıç, üretim gücünü kaybeden ülkelerin ekonomik bağımsızlıklarını da riske attığını söyledi.

Ardıç, “Sanayisi olmayan bir ülkenin ne ekonomisi ne diplomasisi ne de savunması uzun süre ayakta kalamaz. Sanayisiz bir ekonomi, köksüz bir ağaç gibidir; gövdesi ne kadar heybetli görünürse görünsün, ilk sert fırtınada devrilir” dedi.

“Büyümenin kaynağı tüketim değil üretim olmalı”

Türkiye ekonomisinin ikinci yarıya dezenflasyon sürecinin kritik döneminde girdiğini belirten Ardıç, uygulanan sıkı para ve maliye politikalarının sanayi üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Ekonomik büyümenin niteliğinin önemine vurgu yapan Ardıç, “Ekonomi büyüyor ancak bu büyüme üretimden çok tüketime dayanıyor. İç tüketim büyümeyi taşırken sanayi, yatırım ve ihracat zayıflıyor. Kalıcı büyüme tüketimden değil, üretimden gelir” değerlendirmesinde bulundu.

“Sanayici kazandığını finansmana aktarıyor”

Sanayi kuruluşlarının finansman yükünün giderek arttığını ifade eden Ardıç, Türkiye’nin büyük sanayi kuruluşlarının üretim yapmaya devam ettiğini ancak kârlılık baskısı altında olduğunu söyledi.

Ardıç, “Sanayimiz üretmeye, ihracat yapmaya devam ediyor ancak bunu artık çok daha zor şartlarda gerçekleştiriyor. Üretimden satışlar artıyor gibi görünse de reel karşılığı sınırlı kalıyor. Büyük sanayi kuruluşlarında faaliyet kârının yaklaşık yüzde 85’i finansmana gidiyor. Sanayici alın teriyle kazanıyor, kazandığını faize veriyor” ifadelerini kullandı.

“ASO üyelerinin üçte biri 2025’i zararla kapattı”

Ankara sanayisinin önemli bölümünü oluşturan KOBİ’lerin daha ağır şartlarla mücadele ettiğini belirten Ardıç, ASO üyelerinin reel kârlılıklarında ciddi gerileme yaşandığını açıkladı.

Ardıç, “Üyelerimizin reel kârı 2021’den bu yana eriyor. Son dört yılda reel kârlılık yaklaşık yüzde 30 geriledi. 2025 yılını üyelerimizin üçte biri zararla kapattı. Son iki yılda zarar eden üye sayımız iki katına çıktı” dedi.

“Ankara savunma sanayiinde küresel merkez haline geliyor”

Zorlu ekonomik koşullara rağmen Ankara sanayisinin önemli başarılar elde ettiğini ifade eden Ardıç, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde ASO üyesi firma sayısının artmasının gurur verici olduğunu söyledi.

Savunma sanayisinin Ankara için stratejik önemine dikkat çeken Ardıç, TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN ve HAVELSAN’ın başarılarının kentin teknoloji ve üretim kapasitesini gösterdiğini belirtti.

“Sağlık Endüstrisi Başkanlığı kurulmalı”

Konuşmasında sağlık teknolojileri alanına özel bir bölüm ayıran ASO Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye’nin savunma sanayiinde oluşturduğu başarılı modelin sağlık sektöründe de uygulanabileceğini söyledi.

Pandemi döneminin sağlık üretiminin stratejik önemini ortaya koyduğunu belirten Ardıç, ilaç, tıbbi cihaz, biyoteknoloji ve sağlık yazılımlarında güçlü bir koordinasyon mekanizmasına ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Ardıç, “Savunmada nasıl planlı bir yapı kurduysak, sağlıkta da aynı stratejik bakışı geliştirebiliriz. Sağlık Endüstrisi Başkanlığı; yerli üretimi, Ar-Ge çalışmalarını, kamu alımlarını ve ihracat hedeflerini ortak bir vizyonda birleştirebilir” dedi.

“Yapay zekâ sanayinin yeni rekabet alanı”

Yapay zekâ ve dijital dönüşümün geleceğin üretim modellerini belirleyeceğini belirten Ardıç, Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı’nın sanayi dönüşümü açısından önemli olduğunu söyledi.

Sanayinin rekabet gücünün artırılması için dijitalleşme, otomasyon, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini belirten Ardıç, “Dünya artık aynı konteynere ne kadar yük koyduğumuza değil, o yükün içine ne kadar akıl, tasarım ve marka koyduğumuza bakıyor” dedi.

“Yaklaşık beş milyon genç üretimin dışında”

ASO tarafından hazırlanan “Kayıp Potansiyel: Türkiye’de Ne Eğitimde Ne İstihdamda Olan Gençlerin Profili, Nedenleri ve Çözüm Yolları” raporuna da değinen Ardıç, gençlerin üretim süreçlerine kazandırılmasının Türkiye’nin geleceği açısından kritik olduğunu söyledi.

Ardıç, “Yaklaşık beş milyon gencimiz üretimin dışında duruyor. Bu sadece bir istihdam problemi değil, ülkemizin en büyük beşerî sermaye kayıplarından biridir” dedi.

“Kökünü üretime salmış bir ülkeyi hiçbir fırtına deviremez”

Konuşmasının sonunda üretim ve sanayinin Türkiye’nin geleceğinin temel güvencesi olduğunu vurgulayan Seyit Ardıç, güçlü ülkelerin üretim kapasitesiyle yükseldiğini söyledi.

Ardıç sözlerini şöyle tamamladı:

“Sanayici kazandığında yatırım yapar, istihdam üretir, ihracatı büyütür, teknolojiye yatırım yapar ve ülkenin üretim gücünü ayakta tutar. Sanayiciyi ayakta tutmak, ülkemizin geleceğini teminat altına almaktır.

Kökünü üretime salmış bir ülkeyi hiçbir fırtına deviremez.”

Kaynak: Sanayi Haber Ajansı

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.