İç Anadolu’daki 75 organize sanayi bölgesinin başkan ve bölge müdürleri Eskişehir’de bir araya geldi. Toplantıda sanayicilerin üretim kararlılığı, enerji tüketimindeki artış, finansmana erişim, ihracat pazarlarındaki daralma, yüksek işletme maliyetleri, nitelikli iş gücü ihtiyacı ve dijital dönüşüm başta olmak üzere OSB’lerin gündemindeki sorunlar ele alındı. OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, “Üretim varsa umut vardır, istişare varsa çözüm vardır” mesajı verirken, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan Türkiye’nin küresel imalat sanayisindeki güçlü konumuna dikkat çekti.
Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) tarafından düzenlenen İç Anadolu Bölge Toplantısı, Eskişehir OSB’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, Eskişehir OSB Başkanı Nadir Küpeli ile bölgedeki 75 OSB’nin başkan ve bölge müdürlerinin katıldığı toplantıda, organize sanayi bölgelerinin karşı karşıya bulunduğu sorunlar, yatırım ortamının geliştirilmesi ve sanayicilerin çözüm beklentileri kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Toplantının ana gündemini, İç Anadolu sanayisinin mevcut üretim performansı ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri oluşturdu. Sanayicilerin küresel ve ulusal ölçekte yaşanan ekonomik zorluklara rağmen üretim faaliyetlerini sürdürmesi, toplantıda öne çıkan başlıklardan biri oldu.
Toplantının açılışında konuşan OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, İç Anadolu Bölgesi’nin Türkiye’nin sanayileşme sürecinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Bölgede 13 ilde toplam 75 OSB bulunduğunu ifade eden Kütükcü, bunların 49’unun işletme aşamasında olduğunu bildirdi. İç Anadolu’daki organize sanayi bölgelerinde 22 bini aşkın fabrikanın faaliyet gösterdiğini belirten Kütükcü, bu fabrikalarda yaklaşık 615 bin kişinin doğrudan istihdam edildiğini söyledi.
Kütükcü, söz konusu rakamların İç Anadolu’nun Türkiye sanayisi açısından taşıdığı stratejik önemi ortaya koyduğunu belirterek, bölgedeki sanayicilerin zorlu ekonomik koşullara rağmen üretimden kopmadığını vurguladı.

OSBÜK Başkanı Kütükcü’nün değerlendirmesinde dikkat çeken başlıklardan biri de organize sanayi bölgelerindeki elektrik tüketimi oldu.
OSBÜK olarak uzun süredir OSB’lerdeki üretim eğilimini elektrik tüketimi üzerinden takip ettiklerini belirten Kütükcü, İç Anadolu’daki OSB’lerin yılın ilk 7 ayındaki elektrik tüketiminin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 arttığını açıkladı.
Türkiye genelindeki OSB’lerde aynı dönemde elektrik tüketimindeki artışın yüzde 1 seviyesinde kaldığına dikkat çeken Kütükcü, İç Anadolu’daki yüzde 5,2’lik artışın bölge sanayisinin üretim kapasitesini koruduğuna işaret ettiğini söyledi.
Kütükcü, sanayicilerin ekonomik şartların oluşturduğu baskılara rağmen üretime devam etmesini, Türkiye’nin üretim gücünün önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.
“Türk sanayisinin gücü sadece rakamlardan değil, bu rakamların arkasındaki alın terinden, üretim azminden ve mücadele ruhundan geliyor” diyen Kütükcü, sanayicilerin üretim iradesine dikkat çekti.
OSBÜK’ün temel görevlerinden birinin OSB’lerin sahada karşılaştığı sorunları ilgili kamu kurumlarına taşımak ve çözüm süreçlerine katkı sağlamak olduğunu belirten Kütükcü, kamu ile OSB’ler arasında güçlü bir iletişim kurulmasının önemine vurgu yaptı.
Sanayicilerin karşı karşıya kaldığı sorunların tek tek işletmelerin meselesi olmaktan çıkarılarak ortak akılla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kütükcü, OSB’lerin gücünün üretim ve istişareden geldiğini ifade etti.
Kütükcü, “Üretim varsa umut vardır. İstişare varsa çözüm vardır” mesajını verirken, hedeflerinin daha fazla yatırım, daha fazla üretim ve daha güçlü bir sanayi olduğunu dile getirdi.
İç Anadolu’daki OSB’lerin ortak bir istişare kültürü içerisinde hareket etmesinin bölgesel sanayinin gelişimi açısından önemli olduğunu belirten Kütükcü, Türkiye’nin üretim gücünün daha ileri taşınması için çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.

Toplantıda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan ise Türk sanayisinin son yıllarda küresel ölçekte yaşanan çok sayıda ekonomik ve jeopolitik türbülansa rağmen üretim kabiliyetini koruduğunu söyledi.
2008 yılından bu yana dünya ekonomisinin farklı dönemlerde ciddi dalgalanmalardan geçtiğini belirten İnan, bu süreçlerde Türk sanayicisinin önemli fedakârlıklar ortaya koyarak üretime devam ettiğini ifade etti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sanayicilerin üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artırmaya yönelik çeşitli projeler yürüttüklerini belirten İnan, organize sanayi bölgelerine yönelik yatırımların da devam edeceğini söyledi.
Türkiye’nin imalat sanayisindeki çeşitliliğine dikkat çeken İnan, Türkiye’nin Çin’in ardından en fazla çeşit ürünü en fazla ülkeye ihraç eden ikinci ülke konumunda olduğunu ifade etti.
İnan, Türkiye’nin sahip olduğu sanayi yetkinliğinin küresel rekabet açısından önemli bir avantaj oluşturduğunu belirterek, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda üretim kapasitesinin geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı.
Bakan Yardımcısı İnan ayrıca Türk ekonomisinin mevcut görünümü ve Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

Toplantıya ev sahipliği yapan Eskişehir OSB’nin sanayi altyapısı ve mevcut üretim kapasitesi hakkında bilgi veren Eskişehir OSB Başkanı Nadir Küpeli de bölgedeki büyümeye ilişkin verileri paylaştı.
Eskişehir OSB’nin toplam büyüklüğünün 34 milyon metrekareye yaklaştığını belirten Küpeli, bölgede üretim gerçekleştiren 748 fabrikada 53 bini aşkın kişinin istihdam edildiğini söyledi.
Eskişehir OSB’nin Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri haline geldiğini belirten Küpeli, sanayinin mevcut koşullarda önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade etti.
Küresel pazarlardaki daralma ve artan rekabet baskısının sanayicilerin üzerindeki yükü artırdığını belirten Küpeli; finansmana erişimde yaşanan güçlükler, ihracat pazarlarındaki daralma ve durgunluk, çevre ülkelerdeki savaş ve jeopolitik gerilimler ile Türkiye’deki yüksek işletme ve enerji maliyetlerinin sanayicilerin temel gündem maddeleri arasında yer aldığını söyledi.
Küpeli, döviz kuru ile enflasyon arasındaki dengenin yanı sıra istihdam üzerindeki maliyetlerin de sanayicilerin rekabet gücünü etkilediğini ifade etti.
Sanayi sektörünün yalnızca bugünün sorunlarına değil, aynı zamanda geleceğin üretim modeline de hazırlanması gerektiğini belirten Küpeli, Yeşil Mutabakat ve dijital dönüşüm gerekliliklerinin hızla gündeme geldiğini söyledi.
Sanayi parsellerindeki maliyet artışlarının da yatırımcılar açısından önemli bir konu haline geldiğine dikkat çeken Küpeli, özellikle üretimin sürdürülebilirliği açısından nitelikli iş gücü temininin kritik önemde olduğunu vurguladı.
Küpeli, sanayicilerin mevcut şartlarda üretimlerini sürdürürken aynı zamanda dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve teknolojik altyapı yatırımlarını gerçekleştirmek zorunda olduğunu belirterek, bu dönüşümün sektörün rekabet gücü açısından kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Toplantıda öne çıkan başlıklardan biri de sanayi işletmelerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücüne erişim oldu.
OSB’lerde üretim kapasitesi ve fabrika sayısı artarken, sanayinin ihtiyaç duyduğu teknik bilgi ve beceriye sahip çalışanların bulunmasının giderek daha önemli hale geldiği değerlendirildi.
Sanayinin sürdürülebilir büyümesi açısından eğitim sistemi ile üretim sektörünün ihtiyaçları arasındaki uyumun güçlendirilmesi gerektiği görüşü öne çıktı. Özellikle mesleki ve teknik eğitim, çalışanların yeni teknolojilere uyumu ve işletmelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli personelin yetiştirilmesi konularının önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanması bekleniyor.
Toplantıda ayrıca sanayinin dönüşüm süreci kapsamında Yeşil Mutabakat ve dijitalleşme gündemi de ele alındı.
İhracat pazarlarında rekabetin giderek teknoloji, enerji verimliliği, karbon emisyonları ve dijital üretim altyapısı üzerinden şekillenmesi, OSB’lerde faaliyet gösteren işletmelerin yeni yatırımlar yapmasını zorunlu hale getiriyor.
Bu çerçevede OSB’lerin yalnızca arsa ve altyapı sağlayan üretim alanları olmaktan çıkarak; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, dijital altyapı, çevresel sürdürülebilirlik, teknoloji geliştirme ve nitelikli insan kaynağı gibi alanlarda da sanayicilere destek sağlayan merkezlere dönüşmesi önem taşıyor.
Açılış konuşmalarının ardından toplantının istişare bölümüne geçildi. Bu bölümde İç Anadolu Bölgesi’ndeki OSB’lerin başkan ve bölge müdürleri, sahada karşılaştıkları sorunları, yatırım süreçlerinde yaşanan güçlükleri ve çözüm önerilerini gündeme taşıdı.
OSB’lerin altyapı yatırımları, enerji maliyetleri, finansmana erişim, yatırım ve tahsis süreçleri, nitelikli iş gücü, ihracat, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm gibi başlıkların yanı sıra sanayicilerin rekabet gücünün artırılmasına yönelik beklentiler değerlendirildi.
Toplantı, OSB yönetimleri ile kamu arasında doğrudan iletişim kurulmasına ve bölgesel sorunların ortak akılla ele alınmasına imkân sağlarken, İç Anadolu sanayisinin üretim kapasitesinin daha ileri taşınması konusunda ortak hedeflerin ortaya konulması açısından da önem taşıdı.
OSBÜK İç Anadolu Bölge Toplantısı’nda ortaya çıkan tablo, bölge sanayisinin yüksek maliyetler, finansman koşulları, küresel rekabet ve ihracat pazarlarındaki belirsizliklere rağmen üretim kapasitesini koruma ve geliştirme çabasını sürdürdüğünü ortaya koydu.
İlk 7 ayda OSB’lerdeki elektrik tüketiminin yüzde 5,2 artması, bölgedeki üretim faaliyetlerinin canlılığını koruduğuna ilişkin önemli bir gösterge olarak öne çıkarken, toplantıda dile getirilen sorunlar sanayicinin önümüzdeki dönemde daha rekabetçi bir üretim ortamına ihtiyaç duyduğunu da ortaya koydu.
İç Anadolu’nun 75 OSB’si, 22 bini aşkın fabrikası ve 615 bin kişilik doğrudan istihdam kapasitesiyle Türkiye sanayisinin önemli üretim merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Toplantıda verilen mesaj ise ortak bir noktada birleşti: Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırabilmesi için üretimin korunması, yatırımların desteklenmesi, sanayicinin maliyet yükünün azaltılması ve teknolojik dönüşümün hızlandırılması gerekiyor.
Kaynak: Sanayi Haber Ajansı