Bursa, 27 Ekim (Hibya)- Bursa’nın Karacabey ilçesindeki Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Karacabey Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen safkan Arap atlarının soyları 7-8 nesil geriye kadar takip ediliyor. Atların anne ve babaları DNA testleriyle doğrulanırken doğum bilgilerinden don renklerine, yüzlerindeki beyaz işaretlerden tırnak renklerine kadar tüm ayırt edici özellikleri kayıt altına alınıyor.
Bursa’nın Karacabey ilçesindeki Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Karacabey Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen safkan Arap atlarının soyları 7-8 nesil geriye kadar takip ediliyor. Atların anne ve babaları DNA testleriyle doğrulanırken doğum bilgilerinden don renklerine, yüzlerindeki beyaz işaretlerden tırnak renklerine kadar tüm ayırt edici özellikleri kayıt altına alınıyor.
Yaklaşık 7 asırlık geçmişe sahip işletme, Osmanlı döneminde sarayın ve ordunun at ihtiyacını karşılamak amacıyla Çiftlikat-ı Hümayun adıyla kuruldu. Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla 1932-1936 yılları arasında Suriye, Irak ve Arap Yarımadası’ndan getirilen atlarla safkan Arap atı yetiştiriciliğinin temellerinin atıldığı işletmede bugün yaklaşık 600 at bulunuyor. Veteriner hekimlerin kontrolünde 60 personelin bakımını üstlendiği atlardan elde edilen taylar, Karacabey’deki satış merkezinde ve İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda düzenlenen açık artırmalarla yetiştiricilere sunuluyor.
İşletmede atların soylarının korunması amacıyla DNA doğrulaması ve mikroçip uygulamasını kapsayan kimliklendirme sistemi yürütülüyor. Türkiye’deki Arap atlarının gen kaynakları açısından önemli bir yere sahip olan TİGEM’de, 49 anne ve 12 baba soy hattının kayıtları tutuluyor. Anne ve baba doğrulaması tamamlanan atlara mikroçip takılarak özel kimlik numarası veriliyor. Bu işlemler tamamlanmadan atlar için pedigri olarak adlandırılan soy kütüğü belgesi düzenlenemiyor; pedigri belgesi bulunmayan atlar resmi yarışlara katılamıyor.
TİGEM Karacabey Tarım İşletmesi Müdür Yardımcısı Veteriner Hekim Eren Karabulut, işletmede yetiştirilen atların soy bilgilerinin titizlikle korunduğunu belirterek, “Türkiye’deki Arap atlarının tamamına yakınının gen kaynağı TİGEM atlarıdır. Türkiye’de şu anda 49 anne hattı ve 12 baba hattı bulunuyor. Bu hatların her birinin 7-8 nesil geriye uzanan soyu ve kayıtları belli” dedi.
DNA analizinin safkanlığın doğrulanması için zorunlu olduğunu vurgulayan Karabulut, “Anne-baba doğrulaması yapıldıktan sonra atlara çip takılıyor ve kayıt işlemleri tamamlanıyor. Bunlar yapılmazsa atın pedigrisi çıkmıyor. Pedigrisi çıkmayan at, yarış pistlerinde koşma ve damızlık olarak kullanılma özelliği kazanamıyor” ifadelerini kullandı.
Atların kimlik kayıtlarında fiziksel özelliklerinin de ayrıntılı biçimde yer aldığını aktaran Karabulut, üç veteriner hekimden oluşan komisyonun atların don renklerini, yüz ve ayaklarındaki beyazlıkları, tırnak renklerini ve vücutlarındaki kıl dönmelerini kayıt altına aldığını söyledi. Kayıtların TİGEM’in üç işletmesinin yanı sıra Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Yüksek Komiserler Kurulu sisteminde de saklandığını belirten Karabulut, 1932 ve 1936 yıllarında Türkiye’ye getirilen damızlık atlardan bugüne kadar soy kayıtlarının düzenli şekilde sürdürüldüğünü kaydetti.
SANAYİ HABER AJANSI