ASO Başkanı Seyit Ardıç’tan Jeopolitik Kriz Uyarısı: “Jeopolitik kriz sanayide maliyet baskısını artırıyor”

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gerilimin sanayi üretimi, enerji maliyetleri ve küresel ticaret üzerindeki etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Ardıç, özellikle enerji ve lojistik maliyetlerindeki artışın sanayici üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek, Türkiye’nin bu sürece stratejik hazırlıkla yaklaşması gerektiğini vurguladı.

ASO Başkanı Seyit Ardıç’tan Jeopolitik Kriz Uyarısı: “Jeopolitik kriz sanayide maliyet baskısını artırıyor”
Yayınlama: 08.03.2026
2
A+
A-

ASO Başkanı Seyit Ardıç’tan Jeopolitik Kriz Uyarısı:
“Jeopolitik kriz sanayide maliyet baskısını artırıyor”

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gerilimin sanayi üretimi, enerji maliyetleri ve küresel ticaret üzerindeki etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Ardıç, özellikle enerji ve lojistik maliyetlerindeki artışın sanayici üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek, Türkiye’nin bu sürece stratejik hazırlıkla yaklaşması gerektiğini vurguladı.

Ardıç, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve Hürmüz Boğazı çevresinde deniz taşımacılığını ciddi şekilde etkileyen çatışma sürecinin yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji piyasalarını ve tedarik zincirlerini de doğrudan etkilediğini söyledi. Petrol akışındaki bozulma, tanker trafiğindeki daralma ve sigorta maliyetlerindeki artışın dünya ekonomisinde yeni bir belirsizlik dalgası oluşturduğunu ifade eden Ardıç, enerjiye bağımlı ekonomilerde üretim maliyetlerinden enflasyona kadar geniş bir alanda baskı oluştuğunu dile getirdi.

“Enerji maliyeti arttıkça ihracatçının rekabet gücü zayıflıyor”

Türkiye açısından risklerin açık olduğuna dikkat çeken Ardıç, enerji faturası yükseldiğinde bunun yalnızca üretim maliyetlerini değil ihracatçının rekabet gücünü de doğrudan etkilediğini belirtti. Sanayicinin bugün yalnızca üretim planı yapmadığını vurgulayan Ardıç, üreticilerin aynı zamanda lojistik maliyetleri, enerji fiyatları ve sigorta giderleri arasında denge kurmaya çalıştığını söyledi.

Küresel jeopolitik gerilimlerin artık üretim süreçlerini doğrudan etkileyen bir faktör haline geldiğini ifade eden Ardıç, “Dünyanın bir köşesindeki kriz, üreticinin navlun hesabına yansıyor. Bu tür krizlerin yarattığı maliyet şoku artık geçici değil, kalıcı bir ekonomik denge sorunu haline geliyor” dedi.

“İhracatta kırılganlık sinyalleri var”

Türkiye’nin 2025 yılında mal ihracatında rekor seviyelere ulaştığını hatırlatan Ardıç, ancak 2026 yılının ilk aylarına ilişkin verilerin ihracatta daha kırılgan bir görünüm ortaya koyduğunu, ithalatta ise yukarı yönlü baskının arttığını söyledi. Enerji ve lojistik kaynaklı yeni maliyet şoklarının dış ticaret dengesi, enflasyonla mücadele ve sanayi üretimi üzerinde ek yük oluşturabileceğini belirten Ardıç, bu sürecin yalnızca güvenlik meselesi olarak değil aynı zamanda sanayi politikası ve ekonomik dayanıklılık açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Orta Doğu pazarına dikkat

Yakın ve Orta Doğu pazarlarında Türkiye’nin yaklaşık 50 milyar dolarlık ihracat hacmi bulunduğunu belirten Ardıç, bölgede faaliyet gösteren ihracatçı firmaların süreci yakından takip etmesi gerektiğini söyledi. Bölgedeki talep daralması, ödeme ve teslimat riskleri ile ticaret rotalarındaki kırılmaların siparişten sevkiyata kadar tüm zinciri yavaşlatabileceğini dile getirdi.

Sanayicilerden alınan geri bildirimlere göre Körfez ülkelerine ihracat yapan firmaların nakliye maliyetlerinin arttığını, sevkiyat sürelerinin uzadığını ve gümrük işlemlerinin zorlaştığını aktaran Ardıç, bu durumun kalıcı hale gelmesi halinde tedarik zincirlerinde aksamaların yaşanabileceği uyarısında bulundu.

“Pazar çeşitlendirmesi ve lojistik güvenliği güçlendirilmeli”

Türkiye’nin yeni dönemde ihracat pazarlarını çeşitlendirmesi, lojistik güvenliğini artırması ve ihracatçıyı finansman ile sigorta araçları bakımından daha güçlü desteklemesi gerektiğini vurgulayan Ardıç, bu adımların ekonomik dayanıklılık açısından kritik olduğunu ifade etti.

Ankara savunma sanayiiyle öne çıkabilir

Jeopolitik krizlerin bazı alanlarda yeni fırsatlar da oluşturabileceğine dikkat çeken Ardıç, savunma ve havacılık alanında Türkiye’nin önemli bir kapasiteye sahip olduğunu belirtti. Savunma sanayiinin önemli merkezlerinden biri olan Ankara’nın güçlü mühendislik altyapısı, üretim kabiliyeti ve teknoloji ekosistemiyle bu süreçte öne çıkabileceğini söyledi.

Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatının 2025 yılında 11 milyar dolar seviyesine ulaştığını hatırlatan Ardıç, küresel güvenlik kaygılarının arttığı dönemlerde yüksek teknolojiye dayalı savunma ürünlerine olan talebin artabileceğini belirtti. Ancak asıl önemli konunun savunma sanayiinde oluşan teknoloji birikiminin makine, elektronik, yazılım ve malzeme sektörleri başta olmak üzere sanayinin diğer alanlarına yayılması olduğunu ifade etti.

Ardıç, “Sanayicimizin enerji maliyetleri karşısında korunması, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi, lojistik hatlarının güvence altına alınması ve yüksek teknolojinin daha geniş sanayi tabanına yayılması artık bir tercih değil, zorunluluktur” değerlendirmesinde bulundu.

İsterseniz bu haberi ayrıca SEO uyumlu başlık, spot ve sosyal medya metni ile de hazırlayabilirim. Bu tür içerikler sitelerinizde (özellikle sanayihaberajansi gibi) Google görünürlüğünü artırmada oldukça etkili oluyor.

Kaynak: Ekonomi Gazetesi

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.