Türkiye ekonomisinde yatırım eğilimlerini en net biçimde ortaya koyan çalışmalardan biri olan Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri – Yatırım Harcamaları, 2024 yılı itibarıyla hem ölçek hem de kompozisyon açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. 2009-2024 dönemini kapsayacak şekilde revize edilen seri, özellikle maddi mallara yönelik yatırımların ekonominin üretim ve hizmet omurgasında nasıl konumlandığını göstermesi bakımından önemli ipuçları sunuyor.
Toplam Yatırım Hacmi: Nominal Olarak Tarihi Düzey
2024 yılında maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları 5 trilyon 645 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu büyüklük, yalnızca yatırım iştahının sürdüğünü değil, aynı zamanda firmaların yüksek maliyet ortamına rağmen kapasiteyi koruma ve yenileme eğiliminde olduklarını da ortaya koyuyor.
Toplam yatırım hacminin sektörel dağılımına bakıldığında, imalat sanayi 1 trilyon 737 milyar TL ile ilk sırada yer alıyor. İmalat sektörünü, 885 milyar TL ile toptan ve perakende ticaret, 617 milyar TL ile ulaştırma ve depolama sektörü izliyor. Bu tablo, üretim–dağıtım–lojistik zincirinin yatırım tarafında birlikte hareket ettiğini ve arz tarafının farklı halkalarında eş zamanlı bir güçlenme yaşandığını düşündürüyor.

Makine ve Teçhizat Yatırımları: Lider Ama Payı Geriliyor
2024 verilerinin en kritik başlıklarından biri, makine ve teçhizat yatırımlarının toplam maddi mallara yönelik yatırımlar içindeki konumu. Yıl genelinde makine ve teçhizata yapılan yatırım tutarı 2 trilyon 822 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu rakam, tek başına toplam yatırımların %50’sine karşılık geliyor.
Her ne kadar makine ve teçhizat yatırımları en yüksek paya sahip kalmaya devam etse de oranın 2023’teki %52,3 seviyesinden %50,0’a gerilemesi dikkat çekici. Bu düşüş, yatırımların niteliğinde mutlak bir zayıflamadan ziyade, diğer yatırım kalemlerinin –özellikle bina ve yapı yatırımlarının– görece daha hızlı artmasından kaynaklanıyor.
Bu eğilim, firmaların yalnızca üretim araçlarını yenilemeye değil, aynı zamanda fiziksel mekânlarını güçlendirmeye ve mevcut altyapıyı iyileştirmeye daha fazla kaynak ayırdıklarını gösteriyor.
Bina ve Yapı Yatırımlarında Belirgin Artış
2024 yılında mevcut bina ve yapılara yapılan yatırımlar 1 trilyon 620 milyar TL ile toplam yatırımların %28,7’sini oluşturdu. Buna ek olarak, inşaatların ve binaların büyük tadilatlarına ayrılan kaynak 721 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.
Bu iki kalem birlikte değerlendirildiğinde, firmaların özellikle:
Gibi başlıklarda yeniden yapılandırma odaklı bir yatırım stratejisi izlediği söylenebilir. Bu durum, yeni kapasite yaratımından çok, mevcut kapasitenin dayanıklılığını ve verimliliğini artırmaya yönelik bir yaklaşımı işaret ediyor.
Arazi ve Diğer Maddi Mallar: Sınırlı Ama Stratejik
Arazi yatırımları 2024 yılında 443 milyar TL ile toplam yatırımın daha sınırlı bir bölümünü oluşturdu. Diğer maddi mallar ise 39 milyar TL ile oldukça düşük bir paya sahip. Ancak bu kalemlerin düşük payı, stratejik önemlerinin olmadığı anlamına gelmiyor. Özellikle arazi yatırımları, uzun vadeli genişleme planlarının ve mekânsal büyüme beklentilerinin bir göstergesi olarak okunabilir.
2009-2024 Dönemi: Yatırım–Ciro İlişkisi Ne Söylüyor?
Uzun dönemli seriye bakıldığında, toplam maddi mallara yatırım/ciro oranının yıllar itibarıyla dalgalı ama genel olarak temkinli bir seyir izlediği görülüyor. 2024 yılı itibarıyla yatırım hacmi yüksek olsa da ciroya oranla bakıldığında firmaların ihtiyatlı yatırım davranışını sürdürdüğü anlaşılıyor.
Bu tablo, yüksek enflasyon, finansman maliyetleri ve belirsizliklerin firmaları:
Yatırımlara yönelttiğini düşündürüyor.
Genel Değerlendirme: Nicelik Var, Niteliğin Yönü Önemli
2024 yılı yatırım verileri, Türkiye ekonomisinde yatırımın tamamen durmadığını, aksine yüksek nominal seviyelerde seyrettiğini ortaya koyuyor. Ancak asıl önemli olan, bu yatırımların hangi alanlara ve hangi amaçlarla yapıldığı.
Makine ve teçhizat yatırımlarının hâlâ ilk sırada yer alması, üretim kapasitesinin korunmaya çalışıldığını gösterirken; bina, yapı ve tadilat yatırımlarındaki artış, ekonominin daha dayanıklı, daha verimli ve risklere karşı daha hazırlıklı hale getirilmek istendiğine işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde yatırım kompozisyonunun:
Üretecek şekilde evrilip evrilmeyeceği, büyümenin kalitesi açısından belirleyici olacak.
Kaynak: Sanayi Haber Ajansı