Tüketici Güven Endeksi, 2026 yılının ilk ayında sınırlı bir artışla 83,7 seviyesine yükseldi. Aralık 2025’te 83,5 olan endeks, aylık bazda %0,3 oranında artış gösterdi. Bu artış ilk bakışta olumlu bir sinyal gibi görünse de endeksin hâlen 100 eşik değerinin oldukça altında seyretmesi, tüketici algısında kötümserliğin yapısal olarak devam ettiğini ortaya koyuyor.
Hatırlatmak gerekirse, tüketici güven endeksi 0 ile 200 arasında değer almakta; 100’ün altındaki değerler tüketicinin genel olarak kötümser olduğunu, 100’ün üzerindeki değerler ise iyimserliğin hâkim olduğunu gösteriyor. Bu çerçevede ocak ayındaki artış, güvenin yön değiştirdiğini değil, daha çok kötümserliğin bir miktar yumuşadığını düşündürüyor.
Alt Endeksler Ne Söylüyor?
Ocak ayında bu alt endeks 67,9’dan 68,2’ye yükselerek %0,4’lük sınırlı bir artış kaydetti. Bu artış, hanelerin mevcut gelir-gider dengesinde küçük bir rahatlama hissettiğini gösteriyor. Ancak 70’in dahi altında kalan bu seviye, özellikle yüksek enflasyon, kira ve temel tüketim giderlerinin hane bütçesi üzerindeki baskısının devam ettiğine işaret ediyor.
Buradaki artışın, yılbaşında yapılan ücret ayarlamaları, asgari ücret artışı veya sosyal transferlerdeki düzenlemelerin kısa vadeli etkisinden kaynaklandığı söylenebilir. Ancak bu etkinin kalıcı olması, enflasyonun seyriyle doğrudan bağlantılı.

Bu kalemde tablo daha dikkat çekici. Endeks 85,2’den 83,3’e gerileyerek %2,3 oranında düşüş gösterdi. Yani tüketici, bugünle kıyaslandığında gelecek konusunda daha temkinli.
Bu durum, hanelerin:
Başka bir ifadeyle, tüketici “bugün idare ediyorum ama yarın daha iyi olacak” demekte zorlanıyor.
Ocak ayının en güçlü artışı bu alt endekste görüldü. Endeks 78,2’den 81,5’e çıkarak %4,3’lük belirgin bir artış kaydetti.
Bu artış, tüketicinin makro ekonomik görünümde görece bir iyileşme beklentisi içine girdiğini düşündürüyor. Para politikasında öngörülebilirliğin artması, dezenflasyon söyleminin güçlenmesi ve dış dengelere ilişkin daha iyimser beklentiler bu algıyı destekliyor olabilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Tüketici, genel ekonomiye dair daha umutlu olsa da bu iyimserlik kendi cebine henüz yansımış değil.
Endeks 102,6’dan 101,9’a gerileyerek %0,7’lik düşüş gösterdi. Endeksin hâlen 100’ün üzerinde olması, dayanıklı tüketim talebinin tamamen çökmemiş olduğunu gösterse de düşüş eğilimi tüketicinin harcama kararlarında temkinli davrandığını ortaya koyuyor.
Yüksek kredi faizleri, taksitli alışveriş koşullarının zorlaşması ve geleceğe dair gelir belirsizliği, özellikle:
Genel Değerlendirme: Güven Artıyor Ama Cesaret Henüz Yok
Ocak 2026 verileri, tüketici güveninde istikrarlı ama son derece kırılgan bir toparlanmaya işaret ediyor. Endeksteki sınırlı artış, dipten dönüş ihtimalini akla getirse de alt kırılımlar tüketicinin hâlâ “bekle-gör” modunda olduğunu gösteriyor.
Özetle:
Bu tablo, ekonomik toparlanmanın henüz hane halkı refahına güçlü şekilde yansımadığını, güven artışının daha çok algı ve beklenti düzeyinde kaldığını ortaya koyuyor.
İstersen bir sonraki adımda:
Kaynak: Sanayi Haber Ajansı