Bazı ürünler beklenmedik şekilde çok düşük fiyatla piyasaya giriyor. İlk anda bunu olumlu bir gelişme gibi okuyoruz. Fakat dış ticarette fiyatın düşmesi her zaman sağlıklı rekabet anlamına gelmiyor. Çünkü bazen düşük fiyat, verimlilikten değil; piyasayı zorlayan bir fiyat politikasından kaynaklanıyor. Benim için kritik soru burada başlıyor. Bu ithalat gerçekten ucuz mu, yoksa haksız mı?
Damping denilen konu aslında basit. Bir ürün, çıktığı ülkedeki normal fiyatının altında başka bir ülkeye satılıyor. Bu durum tek başına sorun sayılmıyor. Ama bu satışlar Türkiye’de üretim yapan firmalara zarar veriyorsa ve bu zararın bu ithalattan kaynaklandığı gösterilebiliyorsa, anti damping önlemleri gündeme gelmeli. Buradaki amaç ithalatı bitirmek değil elbette. Amaç aslında rekabetin adil kalması.
Anti damping deyince akla ek vergi geliyor ama süreç bu kadar basit değil. Önce fiyatlama inceleniyor, sonra yerli üretimde zarar olup olmadığına bakılıyor. En önemlisi de zararın nedeni doğru kuruluyor. Böyle olunca hem üretici korunuyor hem de karar daha sağlam bir zemine oturuyor.
Şirketler için burada asıl mesele sadece verginin oranı değil, sürecin aslında nasıl ilerlediği. Bazı durumlarda ithalatın kayda alınması gibi adımlar gündeme geliyor. Bu da şunu düşündürüyor. Bugün yaptığın alımın maliyeti, süreç ilerledikçe değişebilir. Bu yüzden konuyu sadece gümrük tarafına bırakmak doğru olmuyor. Satın alma, finans ve hukuk bir araya gelip baştan yol haritası çiziyor. Sözleşmelerde vergi ve maliyet değişikliği olursa ne yapılacağı netleştiriliyor. Stok planı ve alternatif tedarik seçenekleri de buna göre şekilleniyor.
Üretim tarafında da şunu görmek gerekiyor. Şikâyet tek başına yetmiyor, veri gerekiyor. Satışlar ne kadar düştü, fiyatlar nasıl kırıldı, kapasite kullanımı nasıl etkilendi. Somut veri güçlü dosya demek.
Tabii her önlem doğru sonuç vermese de kapsam çok geniş tutulunca maliyet yükseliyor, tedarik zorlaşıyor, sanayide bu ürünü kullanan taraf da etkileniyor. Bu yüzden ticaret savunma araçlarına yasak gibi değil, denge aracı gibi bakmak gerekiyor.
Kaynak: Sanayi Haber Ajansı