AVRUPA’DA PANDEMİ SONRASI KİŞİ BAŞINA REEL HANE GELİRİ ARTIŞI NASIL GERÇEKLEŞTİ?

Yayınlama: 09.02.2026
5
A+
A-
Sanayi Haber Ajansı İstanbul Temsilcisi Ekonomist / Yazar

Avrupa’da COVID-19 pandemisi sonrası ekonomik yaşamın normale dönmesiyle birlikte hane halklarının reel gelirleri de yeniden yükselişe geçti. Ancak bu artış tüm ülkelerde aynı hızda gerçekleşmedi; bazı Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri pandemi döneminin etkilerini daha hızlı geride bırakırken, birçok Kuzey ve Batı Avrupa ülkesi görece daha yavaş bir toparlanma süreci yaşadı. Eurostat ve diğer ekonomik veri kaynaklarının 2024 verilerine göre değerlendirildiğinde pandemi sonrası beş yıllık dönemde reel hane geliri artışının en çok görüldüğü ülkeler dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.

KRONOLOJİK BİR BAKIŞ: PANDEMİ, DURAKLAMA VE TOPARLANMA

2019’da dünya ekonomisi pandemiyle sarsıldığında, Avrupa ülkelerinin hane halkı gelirleri de keskin bir düşüşle karşılaştı. 2020’de birçok ülkede reel gelir büyümesi negatif seyretti veya durma noktasına geldi. 2021’den itibaren uygulanan mali destek paketleri, istihdam teşvikleri ve toparlanma programlarıyla gelirler yeniden artış trendine girdi; 2024’e gelindiğinde birçok Avrupa ülkesi pandemi öncesi gelir seviyelerini aştı.

PANDEMİ SONRASI EN ÇOK ARTIŞ GÖRENLER

Eurostat’ın verilerine göre, 2019’dan 2024’e kadar reel hane gelirlerinde en yüksek artış oranları aşağıdaki gibi gerçekleşti:

  • Hırvatistan: Reel hane geliri pandemiden sonraki beş yılda yaklaşık %26 artış ile en yüksek artış oranını kaydetti.
  • Malta: Hırvatistan’ı izleyen Malta’da gelirlerde %24 civarında artış yaşandı.
  • Macaristan: %20’lik artışla Orta Avrupa ekonomileri içinde dikkat çeken bir performans sergiledi.
  • Romanya: Yaklaşık %19’luk gelir artışı ile güçlü bir toparlanma sağladı.
  • Polonya: %16’lık artışla Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde bir performans gösterdi.

Bu artışların arkasında, pandemi sonrası toparlanma politikaları, çalışma koşullarında iyileşmeler, sosyal yardımların genişletilmesi ve özellikle doğu-batı gelir dengelerindeki kaymaların etkisi var. Ayrıca bu ülkelerin bir kısmı euro bölgesi dışında olduklarından para politikalarının esnekliği ve ulusal para birimindeki değişimler de gelirlere yansımış durumda.

NEDEN DOĞU VE ORTA AVRUPA ÖNE ÇIKTI?

Doğu ve Orta Avrupa ülkelerinin bu dönemde yüksek gelir artışı göstermesi birkaç faktöre dayanıyor:

  1. İstihdam toparlanması ve sektör çeşitliliği: Pandemi sonrası turizm, üretim ve hizmet sektörlerinde güçlü bir toparlanma oldu; bu da hane gelirlerini olumlu etkiledi.
  2. Döviz ve mali esneklik: Euro bölgesi dışındaki ülkelerde ulusal para birimlerinin değer değişimleri reel gelire olumlu katkı yapabiliyor.
  3. Yatırım ve AB fonları: Avrupa Birliği’nin yıllık toparlanma fonları, altyapı ve iş yaratma projeleri bazı ekonomilerde hane gelirlerini destekledi.
  4. Genç nüfus ve iç talep: Özellikle Polonya, Romanya ve Hırvatistan gibi ülkelerde genç ve dinamik iş gücü talebin hızlı toparlanmasına yardımcı oldu.

BATI VE KUTUP ÜLKELERİNDE GÖRECE YAVAŞ ARTIŞ

Buna karşılık, Kuzey Avrupa ülkeleri İsveç (%1), Finlandiya (%2) ve Danimarka (%3) gibi düşük artışlar kaydetti; bu ülkeler pandemi öncesi de yüksek gelir seviyelerine sahip oldukları için artışlar daha sınırlı kaldı.

Aynı şekilde, Fransa ve İspanya gibi büyük Batı Avrupa ekonomilerinde gelir artışları %6 civarında, İtalya ve Almanya’da ise %4 civarında kaldı. Bu da Avrupa’nın ekonomik merkezlerinde gelirlerin daha durağan büyüdüğünü gösteriyor.

GELİR SEVİYELERİNDE FARKLILAŞMA

Artış oranları yüksek olsa da kişi başına reel hane geliri düzeylerinde ülkeler arasında hâlâ büyük farklılıklar bulunuyor. Örneğin Lüksemburg, Almanya, Hollanda ve İsviçre gibi ülkeler hâlâ kişi başına reel gelirde Avrupa’nın en yüksek noktalarında yer alıyor; ancak bu ülkelerin artış oranları daha mütevazı seyrediyor.

SONUÇ: PANDEMİ SONRASI GELİR DİNAMİKLERİ

COVID-19 sonrası Avrupa’da reel hane gelirlerindeki toparlanma, coğrafi ve ekonomik kutuplar arasında farklılık gösteriyor. Doğu ve Orta Avrupa ülkeleri hem toparlanmanın hızı hem de büyüme dinamikleri açısından ön plana çıkarken, Kuzey ve Batı Avrupa’da artışlar daha sınırlı kaldı. Bu eğilim, Avrupa Birliği ve ulusal hükümetlerin ekonomik politikaları, para politikalarının etkisi ve farklı iş gücü piyasalarının performansına bağlı olarak şekillenmeye devam ediyor.

Bu tablo, Avrupa’daki ekonomik dönüşümün sadece kısa vadeli toparlanmayla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bölgesel büyüme farklılıklarını da kalıcı hale getirme potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Gelir artışında öne çıkan ülkelerdeki sürdürülebilir büyümeye odaklanmak, uzun vadeli refah artışı için kritik önem taşıyor.

 

 

Kaynak: Sanayi Haber Ajansı

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.