TCMB PİYASA KATILIMCILARI ANKETİ

Yayınlama: 15.02.2026
0
A+
A-
Sanayi Haber Ajansı İstanbul Temsilcisi Ekonomist / Yazar

Türkiye ekonomisinin en önemli referans göstergelerinden biri olan Piyasa Katılımcıları Anketi, beklentiler cephesinde dikkat çekici bir ayrışmaya işaret ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan son anket sonuçları, piyasanın enflasyon konusunda daha temkinli, döviz kuru tarafında ise görece daha sakin bir tablo çizdiğini ortaya koydu.

Ankete göre, Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) 2026 yıl sonu artış beklentisi, bir önceki anket döneminde yüzde 23,23 iken, son ankette yüzde 24,11’e yükseldi. Bu artış, sayısal olarak sınırlı görünse de beklentilerin yönü açısından kritik bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Piyasa, dezenflasyon sürecinin düşündüğünden daha yavaş ve kırılgan ilerleyebileceğini fiyatlamaya başlamış görünüyor.

ENFLASYON CEPHESİNDE TEMKİNLİLİK ARTIYOR

Enflasyon beklentilerindeki yukarı yönlü revizyon, özellikle hizmet fiyatları, ücret artışları ve maliyet kanalı üzerinden gelen baskıların henüz tam anlamıyla kontrol altına alınamadığına işaret ediyor. Gıda fiyatları, kira artışları ve kamu ayarlamalarına dair belirsizlikler de piyasa aktörlerinin hesaplarında önemli yer tutmaya devam ediyor.

Ekonomi çevrelerinde hâkim görüş, sıkı para politikasına rağmen enflasyonun “yapışkan” bir karakter sergilediği yönünde. Bu durum, fiyatlama davranışlarının henüz kalıcı biçimde değişmediğini ve beklentiler kanalının tam anlamıyla kırılmadığını gösteriyor. Beklentilerdeki her yukarı yönlü hareket ise, para politikasının etkinliği açısından dikkatle izlenmesi gereken bir unsur olarak öne çıkıyor.

DÖVİZ KURUNDA SESSİZ AMA KIRILGAN DENGE

Anketin en dikkat çekici unsurlarından biri ise yıl sonu dolar/TL beklentisindeki sınırlı gerileme oldu. Katılımcıların önceki ankette 51,17 TL olarak öngördüğü dolar kuru, son ankette 51,09 TL seviyesine indi. Bu düşüş büyük bir iyimserliğe işaret etmese de piyasada kur tarafında ani ve sert bir sıçrama beklentisinin şimdilik zayıfladığını gösteriyor.

Bu tablo, TCMB’nin mevcut para politikası duruşunun ve sadeleşme adımlarının döviz piyasasında kısmen fiyatlandığını düşündürüyor. Aynı zamanda, döviz talebinin kontrol altında tutulabildiği ve kısa vadede finansal istikrar algısının tamamen bozulmadığına dair bir sinyal olarak okunuyor. Ancak ekonomistler, bu dengeyi “sessiz ama kırılgan” olarak tanımlıyor.

BEKLENTİLERDEKİ AYRIŞMA NE ANLAMA GELİYOR?

Enflasyon beklentilerinin yükselirken kur beklentilerinin gerilemesi, piyasanın ekonomi politikalarına bakışında iki farklı algının aynı anda var olduğunu ortaya koyuyor. Bir yandan fiyat istikrarı konusunda endişeler artarken, diğer yandan döviz kuru tarafında kontrollü bir seyir beklentisi korunuyor.

Bu ayrışma, yüksek enflasyon ortamında kurun görece istikrarlı tutulmasının ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusunu da beraberinde getiriyor. Uzmanlara göre, kurda sağlanan görece denge, enflasyonla mücadelede tek başına yeterli değil; beklentilerin kalıcı biçimde düşmesi için mali disiplin, yapısal reformlar ve öngörülebilir politika iletişimi büyük önem taşıyor.

PARA POLİTİKASI İÇİN MESAJ NET: TEMKİN SÜRECEK

Piyasa Katılımcıları Anketi’nin verdiği mesaj, para politikasında erken gevşeme beklentilerinin zayıfladığı yönünde okunuyor. Enflasyon beklentilerindeki artış, sıkı duruşun daha uzun süre korunabileceği algısını güçlendirirken, TCMB’nin iletişim dilinin ve karar setinin piyasalar üzerindeki etkisi daha da kritik hale geliyor.

Özetle, açıklanan anket sonuçları Türkiye ekonomisinin hâlâ yüksek enflasyon–kontrollü kur dengesinde ilerlediğini, bu dengenin ise hassas ve dikkatle yönetilmesi gereken bir zemine dayandığını gösteriyor. Önümüzdeki aylarda açıklanacak enflasyon verileri ve para politikası adımları, piyasanın bu temkinli duruşunun kalıcı mı yoksa geçici mi olacağını belirleyecek.

 

 

Kaynak: Sanayi Haber Ajansı

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.