ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Türk havacılık sanayiinin geldiği noktayı “takip edilen ülke” ifadesiyle özetledi. Özellikle Baykar tarafından geliştirilen KIZILELMA’nın hava-hava atış kabiliyeti ve Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağı geliştirebilen sınırlı sayıdaki ülkeler arasına girmesi, savunma ekosisteminin geldiği aşamayı gösteren önemli eşikler olarak değerlendirildi.
Akyol’un paylaştığı veriler de bu tabloyu destekliyor: ASELSAN’ın 2026 yılı itibarıyla 2 milyar doları aşan ihracat sözleşmesine ulaşması ve yerli KOBİ’lere 4 milyar dolarlık iş hacmi oluşturması, ana yüklenici–tedarikçi iş birliğinin somut çıktıları arasında yer alıyor.

Avrupa’nın En Büyük Kümelenmesi Daha Fazlasını Hedefliyor
ROKETSAN Genel Müdürü ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat İkinci, Türkiye’nin savunma ve havacılıkta güçlü bir tedarik zinciri altyapısına sahip olduğuna dikkat çekti. 350’yi aşkın havacılık odaklı üyesi bulunan SAHA İstanbul’un, üyelerini küresel ekosisteme daha derin entegre etmeyi hedeflediğini belirtti.
Bu yaklaşım, yalnızca üretim kapasitesini değil; kalite sertifikasyon süreçlerinden uluslararası rekabet gücüne kadar geniş bir alanı kapsıyor. KOBİ’lerin yüksek katma değerli üretime yönelmesi, Türkiye’nin uzay ve havacılık vizyonunun tabana yayılmasını sağlayan en kritik unsur olarak görülüyor.
Yerlilik Oranı Yüzde 80’in Üzerinde
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Başkan Yardımcısı İhsan Kaya, savunma sanayiinde yerlilik oranının yüzde 80’in üzerine çıktığını ve ihracatın 10 milyar doları aştığını açıkladı. Bu başarının arkasında kümelenme modeli, üniversite-sanayi iş birliği ve Ar-Ge merkezlerinin etkin rolü bulunuyor.
Seri üretim aşamasında standartlaşma ve kalite yönetiminin güçlendirilmesi ise yeni dönemin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor. Türkiye’nin artık sadece proje geliştiren değil, bu projeleri küresel ölçekte güvenilir ve sürdürülebilir biçimde teslim eden bir aktör olma hedefi vurgulanıyor.
100 Milyar Liralık Finansman Desteği
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu ise finansman tarafında yeni bir dönemin kapısını araladı. KGF destekli 100 milyar liranın üzerinde kredi hacmi sektörün kullanımına sunulacak. Bunun yanında yatırım başına 300 milyon liraya varan hibe destekleri ve 500 milyar liralık yatırım taahhütlü avans kredisi programı ile savunma ve havacılık sanayiinin ölçek büyütmesi amaçlanıyor.
Kalite Seferberliği Dönemi
Çalıştaydan çıkan ortak mesaj net: Artık mesele yalnızca üretmek değil; dünya standartlarında, sertifikalı ve sürdürülebilir kaliteyle üretmek. Türkiye, savunma ve havacılıkta teknolojik yetkinliğini kanıtladı. Yeni hedef ise bu yetkinliği kurumsallaştırarak küresel pazarda kalıcı bir güç haline gelmek.
Türk havacılık sanayii için artık yeni bir eşik aşılmış durumda. Bundan sonraki yol haritası, kalite odaklı büyüme ve küresel marka değerini artırma üzerine kuruluyor.
Kaynak: SHA