Cevdet Yılmaz 2026’da Sıkı Para Politikası Sürecek, Enflasyonla Mücadelede Kararlılık Korunacak dedi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 yılında ekonomi politikalarının temel ekseninde enflasyonla mücadele, mali disiplin ve seçici destek mekanizWmalarının yer almaya devam edeceğini belirterek, sıkı para politikasından taviz verilmeyeceğini vurguladı. İstanbul’da ekonomi basınıyla bir araya gelen Yılmaz, Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerinin büyük ölçüde gerçekleştiğini ve 2025 yılının öngörülerle uyumlu bir şekilde tamamlandığını söyledi.

Cevdet Yılmaz 2026’da Sıkı Para Politikası Sürecek, Enflasyonla Mücadelede Kararlılık Korunacak dedi
Yayınlama: 17.02.2026
2
A+
A-

Yılmaz, “Hedefler birebir nokta atışı tutmak zorunda değildir. Önemli olan hedeflerin çevresinde olmak ve aynı istikamette ilerlemektir. Bu açıdan baktığımızda OVP’nin temel hedeflerine büyük ölçüde ulaştığımızı rahatlıkla ifade edebiliriz” dedi.
Milli gelir ve büyüme görünümü
Türkiye ekonomisinin 2025 yılında 1,5 trilyon doları aşan bir milli gelire ulaşmasının beklendiğini belirten Yılmaz, kişi başına düşen gelirin de 17 bin doların üzerine çıktığını söyledi. OVP’de bu rakamın 17 bin 748 dolar olarak öngörüldüğünü hatırlatan Yılmaz, 2026 yılında ise büyümenin ivme kazanmasını beklediklerini ifade etti.
Yılmaz, büyümenin yalnızca tüketime değil; üretim, yatırım ve ihracata dayalı dengeli bir yapıda ilerlediğini vurgulayarak, “2026’da reel büyümenin yüzde 3,8 seviyesine çıkmasını, toplam milli gelirin 1,7 trilyon dolara, kişi başına gelirin ise 19 bin dolara yaklaşmasını bekliyoruz” dedi.
Enflasyonla mücadelede kararlılık
Enflasyonun düşüş eğilimini sürdürdüğünü kaydeden Yılmaz, 2024 Haziran ayından bu yana enflasyonda 44,6 puanlık bir gerileme sağlandığını söyledi. Hizmet enflasyonundaki katılıkların dezenflasyon sürecini yavaşlattığını belirten Yılmaz, özellikle kira ve eğitim kalemlerinin bu süreçte belirleyici olduğunu ifade etti.
“2026’da sıkı para politikamıza devam edeceğiz. Sağlam duruş sürecek” diyen Yılmaz, enflasyonun bu yıl yüzde 20’nin altına indirilmesinin hedeflendiğini, beklentiler kanalının bu süreçte kritik rol oynadığını vurguladı. Reel sektör ve hane halkı beklentilerindeki iyileşmenin enflasyonla mücadeleyi güçlendireceğini söyledi.
Cari açık ve bütçe dengeleri
Cari işlemler açığındaki düşüşü OVP’nin en önemli başarılarından biri olarak değerlendiren Yılmaz, 2025 yılında cari açığın milli gelire oranının yüzde 1,4 seviyesine gerilediğini açıkladı. Önümüzdeki yıllarda bu oranın yüzde 1’e doğru düşmesinin beklendiğini belirten Yılmaz, cari açığın azalmasının Türkiye’nin risklerini önemli ölçüde düşürdüğünü ifade etti.
Bütçe performansına da değinen Yılmaz, deprem harcamalarına rağmen 2025 yılının yaklaşık yüzde 3 seviyesinde bir bütçe açığıyla kapatılmasının öngörüldüğünü söyledi. Deprem etkisi hariç tutulduğunda bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2’lere kadar gerilediğini kaydeden Yılmaz, bu performansın kamu maliyesi açısından son derece olumlu olduğunu vurguladı.
Rezervler, CDS ve yatırımcı güveni
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervlerinin 194 milyar dolara ulaştığını açıklayan Yılmaz, Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) 205 seviyelerine kadar gerilediğini, önümüzdeki dönemde 200’ün altının görülebileceğini söyledi. Bu gelişmelerin yatırımcı güvenindeki iyileşmenin somut göstergeleri olduğunu belirtti. Yılmaz, küresel doğrudan yatırımların daraldığı bir dönemde Türkiye’ye gelen yabancı yatırımların dikkat çekici bir artış gösterdiğini ifade ederek, 2025’in ilk 10 ayında doğrudan yabancı yatırım girişinin yüzde 35 artışla 11,6 milyar dolara yükseldiğini açıkladı.
Seçici destek mekanizmaları devam edecek
Sıkı para politikasının bazı sektörlerde geçici baskılar oluşturduğunu kabul eden Yılmaz, bu nedenle seçici destek mekanizmalarının devrede olacağını söyledi. İhracatçılar, KOBİ’ler, esnaf, tarım sektörü, emek yoğun alanlar ve yüksek teknolojili yatırımlar için daha düşük maliyetli finansman imkanlarının süreceğini vurguladı.
“Genel finansal sıkılık korunurken, üretimi ve istihdamı destekleyen alanlara özel finansman modelleri uygulamaya devam edeceğiz” diyen Yılmaz, dengeli bir geçiş süreci hedeflediklerini ifade etti.
2026 reform yılı olacak
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026’nın reformlara daha fazla odaklanılan bir yıl olacağını belirterek, Türkiye Yüzyılı Reform Programı’nın adım adım hayata geçirileceğini söyledi. Mesleki eğitim, kadınların iş gücüne katılımı ve üretim kültürünün güçlendirilmesinin öncelikli başlıklar arasında yer aldığını vurguladı. Yılmaz, “Programımızda bir es verme yok. İnce ayarlar olabilir ama temel hedeflerden sapma söz konusu değil” diyerek, 2026 yılında ekonomik istikrarın daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Kaynak: Sanayi Dergisi

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.