İSO TÜRKİYE İMALAT PMI ŞUBAT’TA YÜKSELDİ

Yayınlama: 04.03.2026
2
A+
A-
Sanayi Haber Ajansı İstanbul Temsilcisi Ekonomist / Yazar

Türkiye imalat sanayisinin nabzını tutan önemli göstergelerden biri olan İmalat PMI verileri, şubat ayında dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. İstanbul Sanayi Odası tarafından yayımlanan ve S&P Global iş birliğiyle hazırlanan Türkiye İmalat PMI endeksi, şubat ayında 49,3 seviyesine yükseldi. Bu değer, bir önceki aya kıyasla sınırlı bir iyileşmeye işaret etse de endeksin hâlâ 50 eşik değerinin altında kalması, sektörde daralmanın sürdüğünü ancak hız kestiğini gösteriyor.

PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi), üretim, yeni siparişler, istihdam, tedarik süreleri ve stoklar gibi temel göstergeler üzerinden hesaplanıyor ve imalat sektöründeki genel eğilimi ortaya koyuyor. Endeksin 50’nin üzerinde olması büyümeyi, 50’nin altında kalması ise daralmayı ifade ediyor. Bu çerçevede şubat verisi, imalat sanayisinde zayıf ama dikkat çekici bir toparlanma sinyalinin ortaya çıktığını düşündürüyor.

ÜRETİM VE SİPARİŞLERDE TEMKİNLİ HAREKET

Şubat ayında PMI’daki artışın arkasında en önemli etkenlerden biri üretimdeki düşüş hızının yavaşlaması oldu. Son aylarda küresel talepteki zayıflık, finansman koşullarındaki sıkılaşma ve iç piyasadaki maliyet baskıları nedeniyle üretimde gerileme gözleniyordu. Ancak son veri, firmaların üretim planlarında daha dengeli bir sürece girdiğini ortaya koyuyor.

Yeni siparişler tarafında ise tablo karmaşık. İç talep tarafında dönemsel toparlanma sinyalleri görülse de ihracat siparişlerinde küresel ekonomik koşulların etkisi hissedilmeye devam ediyor. Avrupa başta olmak üzere ana ihracat pazarlarında büyümenin sınırlı seyretmesi, Türk imalat sanayisinin sipariş akışını doğrudan etkiliyor. Buna rağmen siparişlerdeki daralmanın önceki aylara göre daha sınırlı kalması, PMI verisinin yükselmesine katkı sağlayan unsurlardan biri oldu.

MALİYET BASKISI DEVAM EDİYOR

İmalat sektöründe faaliyet gösteren şirketler açısından en kritik başlıklardan biri maliyetler. Enerji fiyatları, ara malı maliyetleri ve döviz kuru hareketleri üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Şubat ayında maliyet artışlarının sürdüğü, ancak artış hızının bir miktar dengelendiği görülüyor.

Firmalar bu maliyetleri fiyatlara yansıtmakta ise temkinli davranıyor. Talep koşullarının tam olarak güçlenmemesi, üreticilerin satış fiyatlarını artırırken daha dikkatli hareket etmelerine neden oluyor. Bu durum, kâr marjları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.

İSTİHDAMDA SINIRLI DEĞİŞİM

Şubat verilerinde dikkat çeken bir diğer unsur istihdam tarafında gözlenen görece durağan seyir oldu. Birçok imalat firması, talep görünümündeki belirsizlik nedeniyle yeni işe alımlarda temkinli davranıyor. Bununla birlikte bazı sektörlerde üretim kapasitesini korumak amacıyla mevcut iş gücünün muhafaza edildiği görülüyor.

Bu durum, imalat sanayisinde geniş çaplı bir istihdam daralması yaşanmadığını, ancak güçlü bir işe alım dalgasının da henüz başlamadığını gösteriyor. Başka bir ifadeyle sektör, bekle-gör stratejisiyle hareket ediyor.

TEDARİK ZİNCİRİ VE LOJİSTİK ETKİSİ

PMI verilerinin önemli bileşenlerinden biri de tedarik süreleri. Küresel ticarette yaşanan aksaklıklar, jeopolitik riskler ve lojistik maliyetleri imalat sektörünü doğrudan etkiliyor. Son dönemde bazı tedarik zinciri sorunlarının hafiflediği gözlenirken, firmaların hammadde temininde önceki aylara kıyasla daha dengeli bir süreç yaşadığı ifade ediliyor.

Ancak bu durumun kalıcı olup olmayacağı, küresel ticaret ortamına ve enerji fiyatlarının seyrine bağlı olacak. Özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler ve küresel taşımacılık maliyetleri, Türkiye’deki üreticiler için kritik önem taşıyor.

SEKTÖREL FARKLILIKLAR

İmalat sanayi tek bir yapıdan oluşmuyor; otomotiv, tekstil, makine, kimya ve gıda gibi alt sektörler farklı dinamiklere sahip. Şubat ayında bazı sektörlerde üretim ve siparişlerde toparlanma sinyalleri görülürken, bazı alanlarda daralma eğilimi devam etti.

Örneğin ihracata daha bağımlı sektörlerde küresel talep zayıflığı daha belirgin hissedilirken, iç piyasaya yönelik üretim yapan sektörlerde daha sınırlı bir gerileme gözlendi. Bu durum PMI verisinin genel ortalamasında sınırlı bir artış yaratırken sektörler arasında farklı performansların ortaya çıkmasına neden oldu.

EKONOMİ POLİTİKALARININ ETKİSİ

PMI verilerinin yorumlanmasında makroekonomik politika çerçevesi de önemli bir rol oynuyor. Türkiye’de son dönemde uygulanan sıkı para politikası, talep dengelenmesi açısından etkili olurken finansman maliyetlerini de artırmış durumda. Bu durum özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından üretim ve yatırım kararlarını doğrudan etkiliyor.

Bununla birlikte ekonomik programın temel hedeflerinden biri olan enflasyonla mücadele süreci, orta vadede daha öngörülebilir bir üretim ortamı yaratabilir. Eğer fiyat istikrarı konusunda kalıcı ilerleme sağlanırsa, imalat sektöründe güvenin yeniden güçlenmesi mümkün olabilir.

50 EŞİĞİNE NE KADAR YAKIN?

Şubat ayında PMI’ın 49,3 seviyesine yükselmesi, endeksin kritik eşik olan 50 seviyesine oldukça yaklaştığını gösteriyor. Bu durum, imalat sektöründe daralmanın hız kestiği ve potansiyel bir denge noktasına doğru ilerlenebileceği şeklinde yorumlanıyor.

Ancak uzmanlara göre kalıcı bir büyüme trendi için birkaç temel faktörün aynı anda gerçekleşmesi gerekiyor:

  • İç talebin dengeli biçimde güçlenmesi
  • İhracat pazarlarında toparlanma
  • Finansman koşullarının kademeli olarak iyileşmesi
  • Maliyet baskılarının azalması

Bu koşulların oluşması durumunda PMI’ın yeniden büyüme bölgesine geçmesi mümkün olabilir.

SANAYİDE BEKLENTİLER

İmalat sanayisi Türkiye ekonomisinin büyümesinde kritik bir rol oynuyor. İhracatın önemli bir kısmı bu sektörden geliyor ve istihdam açısından da büyük bir paya sahip. Bu nedenle PMI verileri yalnızca sanayi için değil, genel ekonomik görünüm açısından da yakından takip ediliyor.

Şubat ayı verisi, sektörün zorlu koşullara rağmen dayanıklılığını koruduğunu gösteriyor. Ancak üretim tarafında güçlü bir ivme kazanılması için hem küresel hem de yerel koşulların daha destekleyici hale gelmesi gerekiyor.

Önümüzdeki aylarda özellikle dış talep, enerji maliyetleri ve finansal koşullar PMI’ın yönünü belirleyecek temel faktörler olacak. Eğer küresel ekonomide kademeli bir toparlanma görülür ve iç piyasada güven artarsa, Türkiye imalat sanayisi yeniden büyüme patikasına girebilir.

Kısacası şubat ayı verisi, imalat sektöründe henüz tam anlamıyla bir toparlanma olmasa da daralmanın hız kestiği ve dengelenme sürecinin başladığına işaret ediyor. Bu tablo, ekonomide temkinli iyimserliğin kapısını aralayan önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.

 

 

Kaynak: Sanayi Haber Ajansı

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.