Tahran, 12 Mart (Hibya) – İran Dini Lideri Ayetullah Seyyed Mojtaba Hosseini Hameney, lider seçildikten sonraki ilk açıklamasında birlik çağrısı yaparak, bu savaş çerçevesinde sosyal, kültürel ve güvenlik açısından tam bir birlik içinde olunması gerektiğini bildirdi.
İran Dini Lideri Ayetullah Hamaney’in konuşmasından satır başları şu şekilde:
“Komşu ülkelerde bulunan ABD üslerinden saldırıya uğramış olmamıza rağmen Allah bizi koruyacaktır, bölme girişimlerini engelledik.
Liderin şehit edilmesinden sonra tüm İran halkına ve Müslüman dünyasındaki herkese bize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum.
İran halkına seslenmek istiyorum; çok net bir biçimde desteklerini gösterdiler. İran radyosu ve televizyonundan hepsini gördüm, Uzmanlar Meclisi oylamasının sonuçlarını da gördüm.
Biz komşularımızla dostluğa inanıyoruz. Aldığımız hedefler sadece Amerika’nın üsleridir ve bunlara yönelik saldırılarımız devam edecektir.
Tabii ki hem bu geçiş döneminde hem de ülkenin geleceği açısından bir liderin öldürülmesi her zaman bir sorumluluk doğurur. Her zaman aramızdaki bağ çok güçlüdür. Liderlik ve halk arasındaki ilişki bağları her zaman çok güçlü olmuştur. Hamaney, her zaman devlet politikasına derinden bağlıydı ve İslam Cumhuriyeti’ni anlama konusunda da çok net düşüncelere sahipti.
İran, şehitlerinin intikamını almaktan çekinmeyecektir. Şehitlerinin kanlarının intikamını almaktan çekinmeyecektir.
Düşmanlarımız halkı vurmak için çok uğraştı. Uzmanlar Meclisi, bir dini lider seçmeden önce bunu engellemeye çalıştı. Artık ben buradayım ve İran halkı, tüm dünyaya ne kadar büyük bir halk olduğunu gösterdi.
Düşmanlarımızı yenmemiz gerekiyor. Halkımızın gücü, düşmanımızı yenmemizi sağlayacaktır. Bütün anlaşmazlıklarımızı geride bırakmamız ve İran halkının büyük gücünü ve liderliğini bir araya getirerek bu savaş çerçevesinde sosyal, kültürel ve güvenlik açısından tam bir birlik içinde olmamız gerekiyor.
Halka gereken tüm hizmetlerin, direnişin devam edebilmesi için, düşmanı yenebilmemiz için tüm kurumların eksiksiz şekilde çalışmaya ve hizmet vermeye devam etmesi hayati önem taşıyor.
Hürmüz Boğazı ve diğer cephelere baktığımızda, düşmanın tecrübesi bizi yenmek için yeterli değil. Biz çabalarımıza devam edeceğiz ve bu noktalarda şartları devam ettireceğiz.
Direniş cephesi de İslam Devrimi’nin değerlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. İslam Devrimi, kendi değerlerine sahiptir. Direniş cephesi bu prensiplere derinden bağlıdır ve ancak bu şekilde Siyonist rejimle olan mücadele devam edecektir.
Aynı şekilde Yemen’deki direniş cephesi de üzerine düşeni yapacaktır. Onlar ve aynı şekilde Irak halkı da bize yardımcı ve İslam Devrimi’nin yanında olmak istiyor.
Tüm şehitlerimizin artık çok daha iyi bir yerde olduklarına inanıyoruz ve aynı yolda yürümeye devam ediyorlar.
Biz de bize yüce Allah’ın vermiş olduğu görevi yerine getirmeliyiz. Ülkemiz için gerekirse canımızı feda etmemiz gerekiyor. Sabırla Allah’ın bize vermiş olduğu görevi yerine getirmemiz gerekiyor. Asla geri adım atmayacağız.
Şehitlerimizin akıtılan kanlarının intikamını alacağız. İranlıların kanı çok kıymetlidir. Ama en önemlisi kadınların ve çocukların kanı çok kıymetlidir. Bu sebeple düşman, Minap Okulu’nda ve diğer yerlerde işlemiş olduğu suçların bedelini çok ağır ödeyecek.
Her şartta, her durumda düşman bunun bedelini ödeyecektir. Biz intikamlarını alacağız. Onların tesislerini imha edeceğiz ve ihtiyacımız olan tazminat değerinde onların tesislerini imha edeceğiz.
On beş komşu ülkemizle çok iyi ilişkilerimiz var ve her zaman bu ilişkileri daha da geliştirmekten yanayız. Ancak düşman bazı ülkelerde kurdukları üsleri bize saldırmak için kullandı. Biz daha önce de onları uyarmıştık. Bu üsleri hedef almazsak, düşmanın saldırılarına devam edeceğini söylemiştik.
Bu sebeple ülkemizin çıkarlarını ve halkımızı korumak amacıyla düşmanın üslerini hedef almaya devam ediyoruz. Ancak komşularımızla hala dostane ilişkilerimiz var. Benim onlara söyleyeceğim şey, bu üslerin operasyonlarını derhal durdurmaları gerektiğidir.
Onlarla iş birliği yapanlar ve bu yönde onlarla aynı çizgide ilerleyenler çok net bir şekilde şunu anlamalıdır: İran rejimi bir koloni rejimi değildir. Burası birlik içinde olan, komşularıyla iyi ilişkiler kurmak isteyen ve bu ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan bir ülke ve bir rejimdir.”
SANAYİ HABER AJANSI