Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan 2026 yılı ocak ayı Ücretli Çalışan İstatistikleri, Türkiye işgücü piyasasında dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinin toplamında ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yalnızca %0,2 artarak sınırlı bir büyüme gösterdi. Buna karşın sektörler arasında oldukça farklı yönlerde hareketler görüldü. Özellikle sanayi sektöründeki gerileme, toplam istihdam artışını belirgin şekilde sınırlayan temel unsur olarak öne çıktı.
Toplam çalışan sayısı 15,4 milyona ulaştı
Verilere göre ücretli çalışan sayısı 2025 yılı ocak ayında 15 milyon 410 bin 257 kişi seviyesindeyken, 2026 yılı ocak ayında 15 milyon 444 bin 683 kişiye yükseldi. Bu artış 34 bin 426 kişilik sınırlı bir yükselişe işaret ediyor.
Başka bir ifadeyle, Türkiye’de ücretli çalışan sayısı artmaya devam etse de büyüme hızı oldukça zayıf bir seyir izliyor. Ekonomideki yavaşlama, finansman maliyetlerindeki yükseliş ve küresel talep koşulları bu sınırlı artışın arkasındaki temel faktörler arasında gösteriliyor.

Sanayi istihdamında belirgin düşüş
Verilerin en dikkat çekici kısmı sanayi sektöründe yaşanan gerileme oldu. Sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık bazda %3,5 azaldı. Bu düşüş yaklaşık 174 bin kişilik istihdam kaybına karşılık geliyor.
Sanayinin alt kırılımlarına bakıldığında şu tablo ortaya çıkıyor:
Burada özellikle imalat sanayindeki düşüş, toplam sanayi istihdamındaki gerilemenin ana nedeni olarak dikkat çekiyor. İmalat sanayinde çalışan sayısı yaklaşık 175 bin kişi azaldı.
Uzmanlara göre bu düşüşte şu faktörler etkili oldu:
Türkiye’nin ihracata dayalı üretim yapısı düşünüldüğünde, Avrupa’daki ekonomik yavaşlama imalat sektörünü doğrudan etkiliyor.
İnşaat sektöründe sınırlı toparlanma
İnşaat sektöründe ücretli çalışan sayısı %0,3 arttı. Bu artış yaklaşık 5 bin kişilik bir istihdam genişlemesine karşılık geliyor.
İnşaat sektörü özellikle son yıllarda:
Gibi faktörler sayesinde belirli bir istihdam kapasitesini korumaya devam ediyor.
Ancak sektörün büyüme hızının çok güçlü olmadığı da verilerden anlaşılıyor. Yüksek kredi faizleri ve konut satışlarındaki dalgalanma, inşaat istihdamının daha hızlı artmasını engelliyor.
Hizmetler sektörü istihdamın lokomotifi
İstihdam artışının en önemli kaynağı ticaret ve hizmetler sektörü oldu. Bu sektörde ücretli çalışan sayısı %2,3 artarak yaklaşık 203 bin kişi yükseldi.
Alt sektörler incelendiğinde hizmet ekonomisinin genişlemeye devam ettiği görülüyor.
Öne çıkan bazı alanlar şunlar:
Özellikle turizm ve hizmet ekonomisine bağlı sektörlerde güçlü bir istihdam artışı dikkat çekiyor. Konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yaklaşık 57 bin kişilik yeni istihdam oluştu.
Turizm faaliyetlerindeki toparlanma ve iç talepteki canlılık, hizmet sektörünün istihdam yaratma kapasitesini desteklemeye devam ediyor.
Aylık bazda istihdam geriledi
Veriler aylık bazda ise daha farklı bir tablo ortaya koyuyor. 2026 yılı ocak ayında ücretli çalışan sayısı bir önceki aya göre %0,4 azaldı.
Sektörlere göre aylık değişim şu şekilde gerçekleşti:
Aylık bazda özellikle inşaat sektöründeki düşüş dikkat çekiyor. İnşaat istihdamında görülen bu düşüşün mevsimsel koşullarla bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.
Kış aylarında inşaat faaliyetlerinin yavaşlaması Türkiye’de sık görülen bir durum. Bu nedenle aylık düşüşün önemli bir kısmının mevsimsel etkilerden kaynaklandığı belirtiliyor.
Ekonominin yapısı hizmetler lehine değişiyor
Uzun vadeli veriler incelendiğinde Türkiye ekonomisinde yapısal bir dönüşüm yaşandığı görülüyor. Sanayi istihdamı görece durağan kalırken, hizmet sektörü giderek daha fazla istihdam yaratıyor.
Bu durum gelişmekte olan ekonomilerde sık görülen bir eğilimdir. Ekonomi büyüdükçe:
Ancak sanayi istihdamındaki düşüşün uzun süreli hale gelmesi, üretim kapasitesi açısından risk oluşturabilir.
Önümüzdeki dönem için beklentiler
Ekonomistler önümüzdeki aylarda istihdam görünümünün üç faktöre bağlı olacağını belirtiyor:
Eğer Avrupa ekonomisinde toparlanma yaşanırsa, imalat sanayinde yeniden istihdam artışı görülebilir. Buna karşın hizmet sektörünün kısa vadede istihdamın ana sürükleyicisi olmaya devam etmesi bekleniyor.
Genel değerlendirme
Ocak 2026 verileri Türkiye işgücü piyasasında dengeli fakat kırılgan bir tabloya işaret ediyor. Toplam çalışan sayısı artmaya devam etse de bu artış oldukça sınırlı. Sanayi sektöründeki istihdam kaybı dikkat çekerken, hizmetler sektörü ekonominin en güçlü istihdam kaynağı olmayı sürdürüyor.
Önümüzdeki dönemde sürdürülebilir bir istihdam artışı için özellikle sanayi üretiminin yeniden güçlenmesi ve yüksek katma değerli üretim alanlarının genişlemesi büyük önem taşıyor.
Kaynak: Sanayi Haber Ajansı