Son yıllarda küresel ekonomi birçok jeopolitik krizle karşı karşıya kaldı. 2022’de Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan enerji şoku, dünya ekonomisinin kırılganlığını açık biçimde ortaya koymuştu. 2026 yılında Orta Doğu’da patlak veren İran merkezli savaş ise benzer bir enerji ve fiyat şokunun yeniden yaşanabileceğine dair endişeleri artırıyor. Özellikle enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı olan Avrupa ekonomileri için bu savaşın en önemli sonuçlarından biri enflasyon baskısının yeniden yükselmesi olabilir.
Uzmanlara göre savaşın süresi, enerji altyapısına verilecek zarar ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki petrol ve doğalgaz akışının kesintiye uğrayıp uğramaması Avrupa’daki enflasyonun hangi seviyeye çıkacağını belirleyecek temel faktörler arasında yer alıyor.
Enerji fiyatları enflasyonun ana belirleyicisi
Ekonomistler İran savaşının Avrupa ekonomisine etkisini incelerken en kritik aktarım kanalının enerji fiyatları olduğunu vurguluyor. Avrupa ülkelerinin büyük bölümü petrol ve doğalgazda dışa bağımlı olduğu için küresel enerji fiyatlarındaki artış doğrudan tüketici fiyatlarına yansıyor.
Savaşın başlamasıyla birlikte enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalar yaşandı. Avrupa’nın referans doğalgaz kontratı olan Hollanda TTF fiyatı kısa sürede 30 avro seviyelerinden 60 avro civarına yükseldi.
Enerji fiyatlarındaki bu yükseliş birkaç farklı kanaldan enflasyonu artırıyor:
Enerji maliyetleri ekonominin hemen her alanına yayıldığı için fiyat artışları kısa sürede geniş bir ürün yelpazesine yansıyabiliyor.

Kısa süreli bir savaşta enflasyon artışı sınırlı kalabilir
Ekonomik kurumların yaptığı analizlere göre İran savaşının kısa süreli olması durumunda Avrupa’da enflasyon artışı sınırlı kalabilir.
Bazı ekonomik modellemeler, enerji fiyatlarında geçici bir artış yaşanması halinde Euro Bölgesi enflasyonunun yaklaşık 0,3–0,5 puan yükselebileceğini gösteriyor.
Bu senaryoda enflasyonun yaklaşık olarak şu seviyelerde kalması bekleniyor:
Birçok ekonomiste göre bu tür bir şok Avrupa Merkez Bankası’nın para politikasını radikal biçimde değiştirecek kadar büyük olmayabilir. Enerji fiyatlarının birkaç ay içinde normalleşmesi durumunda enflasyon tekrar hedef seviyelere dönebilir.
Orta ölçekli bir enerji şokunda enflasyon %3’e yaklaşabilir
Savaşın birkaç ay sürmesi ve enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması halinde tablo daha farklı olabilir.
Bazı bankaların yaptığı senaryolara göre petrol fiyatının 100 dolar civarına yükselmesi ve doğalgaz fiyatlarının artmaya devam etmesi durumunda Euro Bölgesi enflasyonu %3’e yaklaşabilir.
Bu durumda Avrupa ekonomisinde şu gelişmeler görülebilir:
İngiltere için yapılan bazı hesaplamalar da benzer sonuçlara işaret ediyor. Orta Doğu’daki kriz nedeniyle İngiltere’de enflasyonun 2026 sonunda %3 seviyesine yükselebileceği öngörülüyor.
Bu senaryo Avrupa ekonomisi için ciddi ama yönetilebilir bir enflasyon baskısı anlamına geliyor.
En kötü senaryoda enflasyon %5’e kadar çıkabilir
Ancak savaşın büyümesi ve enerji arzında ciddi kesintiler yaşanması halinde çok daha ağır bir tablo ortaya çıkabilir. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanması veya İran petrol ihracatının büyük ölçüde durması küresel petrol arzını ciddi biçimde azaltabilir.
Bazı analizler böyle bir durumda petrol fiyatının 150 dolar seviyesine kadar çıkabileceğini öngörüyor.
Bu tür bir enerji şoku Avrupa ekonomisinde şu sonuçlara yol açabilir:
Ekonomik modellemeler, enerji fiyatlarında büyük bir sıçrama yaşanması halinde Avrupa’da tüketici fiyatlarının yaklaşık %5 seviyesine kadar yükselebileceğini gösteriyor.
Bu senaryo Avrupa için 1970’lerde yaşanan petrol krizlerine benzer bir ekonomik baskı yaratabilir.
Avrupa neden bu kadar kırılgan?
İran savaşı Avrupa için özellikle riskli görülüyor çünkü kıta hâlâ enerji arzında dışa bağımlı durumda.
Rusya-Ukrayna savaşından sonra Avrupa ülkeleri Rus gazına bağımlılığı azaltmış olsa da bu kez LNG ithalatına daha fazla yöneldi. Ancak LNG tedarikinin önemli bir bölümü yine Orta Doğu’dan geliyor.
Bu nedenle İran merkezli bir kriz Avrupa’yı şu nedenlerle doğrudan etkileyebiliyor:
Özellikle Almanya, İtalya ve Hollanda gibi sanayi ekonomileri enerji fiyatlarındaki artıştan daha fazla etkileniyor.
Enerji maliyetleri yükseldiğinde kimya, çelik, gübre ve cam gibi enerji yoğun sektörler üretimi kısmak zorunda kalabiliyor.
Para politikası ve faiz kararları
Enflasyonun yükselmesi Avrupa Merkez Bankası’nın politika kararlarını da doğrudan etkileyebilir.
Eğer enerji şoku geçici olursa banka faizleri sabit tutabilir. Ancak fiyat artışlarının kalıcı hale gelmesi durumunda faiz artışları yeniden gündeme gelebilir.
Bazı piyasa tahminlerine göre enerji fiyatları yüksek kalırsa Avrupa Merkez Bankası’nın yıl içinde 50–75 baz puanlık faiz artışı yapması gerekebilir.
Bu da ekonomik büyümeyi daha da yavaşlatabilir.
Sonuç: Avrupa için yeni bir enflasyon dalgası riski
İran savaşının Avrupa ekonomisine etkisi büyük ölçüde enerji piyasalarındaki gelişmelere bağlı olacak. Mevcut analizler üç temel senaryoya işaret ediyor:
Bu nedenle Avrupa için en kritik mesele savaşın ne kadar süreceği ve enerji altyapısının ne ölçüde zarar göreceği olacak.
Uzmanlar, İran krizinin uzaması halinde Avrupa’nın yalnızca enflasyon değil aynı zamanda düşük büyüme ve yüksek enerji maliyetleriyle karakterize edilen yeni bir ekonomik döneme girebileceği uyarısında bulunuyor.
Başka bir ifadeyle İran savaşı sadece Orta Doğu’nun değil, küresel ekonominin ve özellikle Avrupa’nın fiyat istikrarını belirleyecek en önemli jeopolitik gelişmelerden biri haline gelmiş durumda.
Kaynak: Sanayi Haber Ajansı