Türkiye’nin enerji alanındaki çalışmaları son yıllarda hem kamu hem özel sektörün odağında yer alıyor. Özellikle Gabar petrol sahasında devam eden üretim çalışmaları ile Karadeniz’de doğal gaz çıkarma seferberliği, ülkenin enerji gündemini belirleyen iki önemli başlık haline geldi. Bu iki projeye verilen önem, yalnızca enerji üretimi açısından değil; ekonomik etkileri, dışa bağımlılığın azaltılması ve ulusal stratejik dönüşüm açısından da kritik bir rol oynuyor.
Gabar’da Petrol: Doğudan Enerji Hikâyesi
Güneydoğu’nun Şırnak iline uzanan Gabar bölgesi, Türkiye’nin son dönemde öne çıkan petrol üretim sahalarının başında geliyor. 2021’de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yapılan keşifle enerji gündemine giren Gabar petrol sahasında yıllar içinde üretim kapasitesi önemli ölçüde artırıldı. Bölgeden elde edilen petrolün kalitesi ve üretimin artışı, yerli enerji üretiminde yeni bir sayfa açtı.
2025 verilerine göre Gabar sahasında günlük üretim 40 bin varilin üzerine çıktı. Dünya piyasalarında varil başına petrol fiyatlarının ortalama 87 dolar civarında seyrettiği düşünülürse, bu üretim ülkeye günlük yaklaşık 3,5 milyon dolar, aylık yaklaşık 100 milyon dolar gelir sağlıyor. Yıllık bazda Gabar petrolünün ekonomi katkısının 40 milyar TL’nin üzerine çıkabileceği hesaplanıyor.

Enerji Bakanlığı’nın planları doğrultusunda Gabar üretiminin daha da artırılması hedefleniyor. Bu hedeflere ulaşılması hâlinde Türkiye’nin günlük petrol üretimi çok daha yüksek seviyelere ulaşarak iç talebin belirli bir kısmını karşılamaya başlayabilir. Ancak şunu unutmamak lazım: ülke genelinde günlük petrol tüketimi hâlen milyon varil mertebesinde olduğundan, Gabar’ın üretimi bu ihtiyacın sadece bir kısmını karşılıyor.
Ancak ekonomik etkisi yalnızca doğrudan gelirle sınırlı değil. Gabar sahası çevresinde yürütülen çalışmalar bölgesel istihdamı güçlendiriyor; yüzlerce mühendisin ve işçinin çalıştığı sahada altyapı yatırımları (yollar, lojistik tesisleri vb.) de bölgede ekonomik hareketlilik sağlıyor. Böylece enerji yatırımı, sadece petrol üretimiyle sınırlı kalmayıp yerel ekonomiyi canlandıran bir unsur hâline geliyor.
Karadeniz’de Doğal Gaz: Enerji Bağımsızlığına Doğru
Türkiye’nin enerji politikasının diğer önemli ayağını ise Karadeniz’de yürütülen doğal gaz faaliyetleri oluşturuyor. 2020 yılından itibaren Sakarya Gaz Sahası başta olmak üzere Karadeniz açıklarında keşfedilen doğal gaz rezervleri, ülkenin doğal gaz üretimini önemli ölçüde artırdı. Özellikle 2025 verilerine göre sahadan günlük doğalgaz üretimi 8,8–9,5 milyon metreküpe kadar çıkmış durumda. Bu miktar, milyonlarca hanenin doğalgaz ihtiyacını karşılıyor ve Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltmada somut bir rol üstleniyor.
Karadeniz’de yapılan yeni rezerv keşifleri de enerji politikasının geleceğine dair umut verici işaretler oluşturdu. Örneğin devlet yetkilileri 75 milyar metreküplük yeni bir rezerv bulunduğunu açıkladı; bu rezervin ekonomik değerinin yaklaşık 30 milyar dolara yakın olduğu belirtiliyor. Bu tür rezervler, konut ve sanayi kullanıcılarının gaz ihtiyacının yıllarca karşılanması anlamına gelebilir.
Karadeniz gazı sayesinde doğal gaz ithalatı için ödenen döviz miktarında önemli düşüşler sağlanıyor. Türkiye’nin yıllık enerji ithalatı faturası genellikle 60–70 milyar dolar bandında seyrettiği için, yerli üretimin artması doğrudan cari açığın daralmasına katkı sağlıyor. Bu, ülke ekonomisinin dış şoklara karşı daha dirençli hale gelmesi açısından kritik.
Ekonomik Etki: Dışa Bağımlılık Azalıyor, Yatırımlar Büyüyor
Gabar ve Karadeniz projelerinin ortak ekonomik etkisine bakıldığında iki temel kazanım öne çıkıyor: dışa bağımlılığın azalması ve ekonomik büyümenin desteklenmesi.
Türkiye hâlen enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithalatla karşılıyor. Özellikle doğal gaz ve petrol ithalatı, döviz çıkışını artıran önemli bir kalem. Gabar’dan petrol ve Karadeniz’den doğalgaz üretiminin artırılması, bu ithalat faturasını azaltarak ulusal kaynakların içeride tutulmasına yardımcı oluyor.
Ek olarak, bu büyük ölçekli enerji yatırımları tedarik zincirlerinde yerli üretici ve hizmet sağlayıcıları güçlendiriyor, yurtiçi mühendislik ve teknoloji kapasitesini destekliyor. Bu etki, sadece enerji sektörünü değil, bağlantılı sanayileri de pozitif yönde etkiliyor.
Geleceğe Dair Beklentiler
Türkiye’nin enerji stratejisinde Gabar gibi kara sahalarındaki üretim ile karadan denize uzanan Karadeniz faaliyetleri, uzun vadeli planlamanın merkezinde yer almaya devam edecek. Yıllık üretim hedeflerinin artırılması ve yeni rezervlerin değerlendirilmesi, ülkenin enerji haritasını yeniden şekillendiriyor.
Bu iki büyük enerji girişimi, yalnızca enerji maliyetlerinde düşüş sağlayan unsurlar değil; aynı zamanda ekonomide istikrar, dış bağımlılığın azaltılması ve teknoloji transferi gibi daha geniş etkilerle Türkiye’nin ekonomik geleceğine katkı yapmayı sürdürüyor.
Kaynak: Sanayi Haber Ajansı