Vatanı için dokuz yara alıp, kolunu veren kahraman

1. Dünya Savaşı’nın Çanakkale Cephesi’nde Kumkale’yi, ardından Sina Cephesi’nde Gazze civarını savunan 31. Alay 10. Bölük Kumandanı Binbaşı Şevket, her iki görev yerinde vatanı için 9 kez yaralanıp, 1 kolunu kaybetti.

Vatanı için dokuz yara alıp, kolunu veren kahraman
Yayınlama: 12.03.2026
4
A+
A-

Mehmet Bayer, 12 Mart (Hibya) – HİBYA muhabirinin, Milli Savunma Bakanlığının 1957 yılında yayımladığı ”1915’te Çanakkale’de Türk” adlı eserden derlediği bilgilere göre, o dönemde rütbesi üsteğmen olan Şevket Bey, Çanakkale Savaşları sırasında, Anadolu yakasındaki Kumkale’yi işgal eden düşman müfrezesine karşı 26 Nisan’da taarruz eden, 31. Alay’ın 10. Bölük komutanlığını yaptı.

Alayının en sol kanadında, tahrip edilmiş ve susturulmuş Orhaniye Tabyası üzerinden düşmanın yanına doğru taarruz vazifesi alan Üsteğmen Şevket, tabyaya doğru giriştiği esnada çokça ateş alan ve aşılması zor olan yere gelince, burasını bölüğünden önce kendi aşmak ve ileriden vereceği işaretle erlerini bulunacağı hatta yaklaştırmak istedi. 

Sıçramadan evvel, bölüğüne bu yolda emir ve talimat verirken, ”Arkadaşlar, ben karşıya sıçrıyorum. Yolu geçersem, oradan vereceğim kumanda ve işaretim üzerine bütün bölük sıçrayınız. Şayet ben yoldan atlarken şehit olursam, naaşım size siperdir, atlayıp geçiniz ve beni Orhaniye’ye kadar behemehal (ne olursa olsun) götürünüz” diyen Üsteğmen Şevket, yanında bir borazan ve emir eriyle öte tarafa hafif bir yara alarak geçti ve bölüğüne karşı dönerek, verdiği kol işaretiyle onları da bir yıldırım hızıyla o tehlikeli yerden aşırttı. 

Kahraman 10. Bölük erleri, Orhaniye siperlerini savunmaya çalışan düşman birliklerine karşı müthiş bir hücuma geçti ve onları, bütün gayretlerine rağmen oradan söküp attı. Bu sırada, yakın mesafedeki bir düşman gemisinin çanaklığında yerleşmiş makineli tüfekten çıkan mermilerden biri, bölük kumandanı Şevket’i belinden ağır şekilde 2. defa yaraladı ve oraya düşürdü.

Düşman Kumkale’den atılırken, ağır yaralanan Üsteğmen Şevket, uzun süre hastanede tedavi gördü.

Sina Cephesi’ne yolculuk

Düşmanın Çanakkale’yi terk etmesiyle birçok birlik gibi 31. Alay da Sina Cephesi’ne nakledildi.

İstanbul’da tedavi gören ve rütbesi Yüzbaşılığa yükseltilen Şevket Bey, bu haberi alınca alayını beklemeye başladı. Hasret kaldığı sevgili bölüğüne Haydarpaşa treninde kavuşan Yüzbaşı Şevket, o yokken katılan ikmal erlerini tanımaya çalıştı, bir yandan da yeniden bölüğüyle kaynaşarak uzun yolculuğu nasıl geçirdiğini anlamadan Sina Cephesi’ne ulaştı. 

Gazze bölgesinin savunması görevini alan 3. Tümen’in en sağ kanadı (Gazze şehri dahil) 31. Alay’a düştü. 10. Bölük ise bölgenin denize dayanan son parçasında yerleşti. 

Karşılarında düşmanın bir taburla işgal ettiği, kumsal ve taşlı, küçük fakat Türk mevzilerine çok zarar veren tepeden bir gün düşman ciddi ve büyük bir taarruza girişti. Genel olarak Türk tarafının savunmasıyla geçen muharebeler esnasında, taarruz ruhuyla yetiştirilmiş 10. Bölük bu maksatla hazırlandı ve kendinden 3-4 misli kuvvetli düşmanın üzerine atıldı.

Bu hareketi durdurmak için düşman, kıyılara çok yaklaşmış savaş gemileri ve karadaki çeşitli ağır, hafif silahlarıyla bölüğü şiddetli ateş altına aldı. Buna rağmen kahraman Mehmetçikleri yolundan alıkoyamadı ve kısa zamanda bölük düşman siperlerine yaklaştı. Gazze’nin mukadderatı için saldıran, düşmanla ölüm kalım savaşı veren 31. Alay’ın tabur ve alay kumandanları da Yüzbaşı Şevket’in habersizce giriştiği bu taarruz hareketini hayranlık ve heyecanla izledi.

Mesafenin yakınlığından dolayı askerlere zarar vermemek için düşman topçu ateşlerinin kesildiği bir anda süngüler parladı ve tepeyi terk eden düşmanın ovaya döküldüğü görüldü. Bir yandan çekilen düşmanı takip eden, bir yandan da tepeye yerleşmekte olan 10. Bölük, şiddetli şekilde topçu ateşi altına alındı. 

Yüzbaşı Şevket ağır yaralandı

Taarruzun başladığı dakikadan tepenin alındığı ana kadar zararsız bir iki yara alan, fakat bölüğünün başından ayrılmayan Yüzbaşı Şevket, yanında patlayan top mermisinin şarapnel parçalarıyla, vücudunun değişik yerlerinden vurulup, yere düştü. Gazze etrafındaki Türk cephesini yıkamayan düşmanın ağır kayıplar neticesinde bütün ümitleri kırıldı.

10. Bölüğün aldığı tepeye gelen sıhhiye ekipleri, sedyelerine yerleştirdikleri, 9 yara alan ve bir kolunu kaybeden Yüzbaşı Şevket’i büyük sargı yerine nakletti. Yolda gelirken hizmet eri Konyalı Eyüp’ten düşmanın bütün cephede yenilerek çekildiğini duyan Yüzbaşı Şevket, kendisini kıvrandıran ağır yaraların acısını unutur gibi oldu. 

O gün çıkan bir ordu emri, piyade ve süvari mütaadit (birçok) düşman tümeninin ve kalabalık bir düşman filosunun taarruzuyla başlayan 2. Gazze Muharebesi’nin Türklerin kesin zaferiyle neticelendiğini müjdelerken, şeytan, yahut yezit diye anılan ve 10. Bölük tarafından bugün ele geçirilen tepeye, bu başarının hatırasına ”Şevket Tepesi” adı verildi.

Harbiye Nezaretine çekilen bir telgrafta, Şevket Bey’in bütün kahramanlıkları ve az kuvvetle kazandığı büyük başarı iletildiği için rütbesi binbaşılığa yükseltildi. Fakat Yüzbaşı Şevket, bunları öğrenemeden 1 gün önce şehit oldu.


SANAYİ HABER AJANSI

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.