Türkiye ekonomisinin kronik başlıklarından biri olan cari açık, 2025 yılında bir kez daha gündemin merkezine yerleşti. Yılın son ayına ilişkin veriler, sorunun makyajlandığını ama henüz çözülmediğini net biçimde ortaya koydu. Aralık ayında 7 milyar 253 milyon dolarlık açık veren cari işlemler hesabı, 2025 yılının tamamında 25,2 milyar dolarlık bir tabloyla kapandı.
Rakam ilk bakışta “kontrollü” gibi duruyor. Ancak detaylara inildiğinde, bu tablonun arkasında ertelenmiş riskler ve yapısal zafiyetler olduğu açıkça görülüyor.
ARALIK AYI: GERÇEK FOTOĞRAF
Aralık ayı verileri, cari dengede yıl boyunca verilen mücadelenin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Yılın son ayında açık adeta patladı. Üstelik yalnızca enerji ve altın gibi “alışılageldik günah keçileri” nedeniyle değil.
Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabının da 691 milyon dolar açık vermesi, meselenin çok daha derin olduğunu gösteriyor. Bu veri şunu söylüyor:
Sorun sadece faturalarda değil, üretim ve dış ticaret yapısında.
Başka bir ifadeyle; enerji fiyatları düşse, altın ithalatı sınırlansa bile Türkiye ekonomisi hâlâ dışarıya daha fazla döviz gönderen bir yapıdan kurtulamıyor.
25,2 MİLYAR DOLAR: KÜÇÜK MÜ, BÜYÜK MÜ?
25,2 milyar dolarlık cari açık, geçmiş yıllarla kıyaslandığında “felaket” seviyesinde değil. Ancak bu rakamın normalleşmesi, tehlikenin geçtiği anlamına gelmiyor. Aksine, cari açığın “alışılmış” bir büyüklükte seyretmesi, sorunun kanıksandığını gösteriyor.
Türkiye ekonomisi bir kez daha şu noktaya gelmiş durumda:
Büyüme var ama döviz kazandıran üretim yeterli değil.
İç talep canlı ama ithalat iştahı hâlâ yüksek.
Bu tablo, cari açığın bir sonuç değil, bir sistem çıktısı olduğunu hatırlatıyor.
FİNANSMAN TARAFI: ASIL HASSAS NOKTA
Cari açık kadar önemli olan bir diğer başlık ise nasıl finanse edildiği. 2025 boyunca açığın finansmanında:
Öne çıktı. Yani tablo net: Sıcak para ağırlığı devam ediyor.
Bu yapı, küresel risk iştahının azaldığı her dönemde Türkiye’yi yeniden kırılgan hale getiriyor. Cari açık rakamı makul görünse bile, finansman kalitesi zayıf kaldığında ekonomi her an savrulmaya açık hale geliyor.
TURİZM VE HİZMET GELİRLERİ: YETİYOR MU?
2025’te cari dengeyi ayakta tutan en önemli unsurlardan biri yine turizm ve hizmet gelirleri oldu. Ancak bu kalemlerin büyük bölümü:
Bu nedenle turizm gelirlerine yaslanan bir cari denge stratejisi, kalıcı çözüm değil, geçici nefes anlamına geliyor.
ASIL SORU: NEDEN KAPANMIYOR?
Cari açığın kapanmamasının nedeni açık:
Bu denklem değişmeden, cari açık küçülse bile ortadan kalkmıyor. Sadece erteleniyor, bir sonraki dalgaya hazırlanıyor.
2026’YA DEVREDEN DOSYA
2025 kapanırken cari açık dosyası bir kez daha 2026’ya devredildi. Önümüzdeki yıl için belirleyici olacak başlıklar şimdiden net:
Bu alanlarda somut dönüşüm sağlanamazsa, cari açık rakamları düşse bile risk algısı düşmeyecek.
SON SÖZ
2025’te ortaya çıkan 25,2 milyar dolarlık cari açık, bir başarı hikâyesi değil; kontrollü bir kırılganlık tablosudur. Rakamlar makul, ama hikâye hâlâ tanıdık. Türkiye ekonomisi cari açıkla yaşamayı öğrenmiş görünüyor; asıl mesele, cari açığı ortadan kaldıracak yapısal adımları ne zaman atacağı.
Kaynak: Sanayi Haber Ajansı