DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Çevre Komisyonunda görüşülen İklim Kanunu Teklifi’ne dikkat çekerek “Bu yasa, Türkiye’yi iklim krizine karşı dirençli hale getirmekten uzak. Ne somut hedefleri var ne de bağımsız bir denetim mekanizması öngörüyor” dedi.
Milletvekili Rızvanoğlu “Türkiye’nin ihtiyacı olan, bilimsel verilere dayalı, demokratik ve katılımcı bir süreçle hazırlanmış, bağlayıcı mekanizmalar içeren, sanayi ve enerji dönüşümü için net bir yol haritası sunan, adil geçiş sürecini güvence altına alan, ara hedeflerin belirlendiği ve kömürden çıkış için kademeli bir takvimin belirlendiği gerçek bir İklim Kanunu’dur” ifadelerinde bulundu.
Rızvanoğlu, teklifteki Emisyon Ticaret Sistemi’ne ilişkin eleştirilerini de paylaşarak “ETS’nin amacı uluslararası piyasalara entegre olmak ve rekabet gücünü artırmak, ama bu yanlış tasarımla Türkiye’yi sisteme entegre etmek yerine, daha da zor durumda bırakıyor” dedi.
Rızvanoğlu “Teklif ne İklim Şurası kararlarına uyuyor ne de dünyada başarılı örneklerin oluşturduğu iklim kanunlarına benziyor. O halde sormamız gerekiyor: Bu yasa hangi kriterlere göre hazırlandı? Bakın etkili bir iklim yasası bilimsel verilere dayanmalı, net sıfıra giden yolda, Ulusal Katkı Beyanı’nda belirtilen emisyon azaltım hedefleri, ara tarihler, niceliksel olarak belirtilenmeli, rakamlarla konuşan bir kanun olmalı. Avrupa Birliği, Almanya, Finlandiya ve İngiltere başta olmak üzere iklim kanunlarını mutlak rakamlar koyarak hazırladı. Yine bu rakamları koyacak , politika haline getirecek ve denetleyecek bağımsız bir bilimsel kurul oluşturulması da bu süreçte kritik bir adım. Dünyadaki birçok iklim yasası, bağımsız uzmanların düzenli olarak rapor hazırlamasını ve bu raporların parlamentoya sunulmasını öngörüyor. Ancak bu teklif, Türkiye Büyü Millet Meclisinin sürecin tamamen dışında bırakıldığı bir düzenleme sunuyor. Yani, çatısı altında bulunduğumuz Meclisin önemini daha da azaltacak. Dünya örneklerine baktığımızda mesela İngiltere’de ‘İklim Değişikliği Komitesi’ adında bir yapı var. Bu yapı hükümete ve parlamentoya bağımsız tavsiyelerde bulunan bir danışma organı. Bizde neden böyle bağımsız, ilerlemeleri raporlayan bir kurum düşünülmedi? Halk adına hesap verilebilirlik sağlanmadan, parlamento denetimi olmadan, bir ülkenin iklim politikası mi yönetilir?” ifadelerini kullandı.
Rızvanoğlu, teklifin iklim tarafından daha çok Emisyon Ticaret Sistemi’ni (ETS) düzenlediğini ancak burasının da eksik düzenlendiğini belirtti. Rızvanoğlu, şunları söyledi:
“İhracatının hatırı sayılır bölümünü Avrupa’ya yapan bir ülke olarak, bu gelişme, ekonomimizi, teknolojimizi ve iş yapış şekillerimizi çok hızlı bir şekilde dönüştürmemiz gerektiği anlamına geliyor. Eğer karbon emisyonlarını azaltan ve etkin bir fiyatlandırma mekanizmasını içeren bir sistem kurmazsak, Avrupa pazarında ciddi bir rekabet kaybı yaşayabiliriz. Ancak burada kritik bir konu var: Bir emisyon ticaret sisteminin sağlıklı çalışabilmesi için önce bir azaltım sistemi kurulmalı. Eğer sadece ticaret sistemini oluşturur ama emisyon azaltımını destekleyecek mekanizmaları devreye sokmazsak, bu sistem sadece kağıt üzerinde bir düzenleme olmaktan öteye gitmez. Bu nedenle, Emisyon Ticaret Sistemi’nin gerçekten etkili olabilmesi için somut azaltım politikalarıyla desteklenmesi şarttır.”
Rızvanoğlu konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı:
“Türkiye’nin ihtiyacı olan, bilimsel verilere dayalı, demokratik ve katılımcı bir sürece hazırlanmış̧, bağlayıcı mekanizmalar içeren, sanayi ve enerji dönüşümü için net bir yol haritası sunan, adil geçiş sürecini güvence altına alan, ara hedeflerin belirlendiği ve kömürden çıkış için kademeli bir takvimin belirlendiği gerçek bir İklim Kanunu’dur.”
Rızvanoğlu basın toplantısında yaptığı eleştiri ve önerileri TBMM Çevre Komisyonunda da dile getirerek teklifin TBMM Genel Kuruluna bu eksiklerin tamamlandıktan sonra inmesi çağrısında bulundu.
SANAYİ HABER AJANSI