KADEM, 28. yılında 28 Şubat’ın bir ‘zihniyet meselesi’ olduğunu hatırlatıyor

Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM), 28 Şubat’ın 28. yıl dönümü için farkındalık kampanyası hazırladı. 28 Şubat sürecinde yaşananların aslında Türkiye’nin demokrasisini hedef alan ‘bir zihniyet meselesi’ olduğunun vurgulandığı kampanyada, 28 Şubat’ın sona ermesinin üzerinden yıllar geçse de aynı zihniyetin yaşadığı hatırlatılıyor ve yaşanmış bir olayın anlatıldığı ‘açık mektup’la iş dünyasına sesleniliyor.

KADEM, 28. yılında 28 Şubat’ın bir ‘zihniyet meselesi’ olduğunu hatırlatıyor
Yayınlama: 27.02.2025
0
A+
A-

KADEM, Kampanya kapsamında bir de animasyon film hazırladı. Filmde; “Okula böyle giremezsin!”, “Başörtüsüz daha güzelsin!”, “Başını açmalısın!”, “Kamusal alan girilemez!”, “Sakalla girilmez!”, “Başörtünü çıkarmadan yapamazsın!” gibi yasaklayıcı sözler, 28 Şubat’ın “Bir Zihniyet Meselesi” olduğunu vurgulamak için ‘çürümüş bir beynin’ içinden geçen düşünceler olarak ifade ediliyor.  

Kadına ilişkin sorunlara adil ve kalıcı çözümler üretmek, güvenli bir toplum ve adaletli bir gelecek inşa etmek amacıyla faaliyetler yürüten Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM), hazırladığı kampanyayla 28 Şubat’ın aslında ‘bir zihniyet meselesi’ olduğunun altını çiziyor.

28 Şubat sürecinin, yasakçı ve ayrımcı uygulamalarla ağır bireysel mağduriyetlere neden olmasının yanı sıra Türkiye’nin demokrasisine de darbe vurduğunu ifade eden KADEM, hazırladığı kampanya ile zaman zaman varlığını sürdüren bu zihniyetin görünür kılınarak etkisiz hâle getirilmesini hedefliyor.

28 Şubat zihniyetinin uygulamaları nedeniyle yargılanan, ceza alan veya hayatının akışını değiştirmek zorunda kalan bireylerin yaşadığı travmatik olayların odak noktası olduğu kampanya kapsamında hazırlanan animasyon filme şu bağlantıdan ulaşılabilir:

https://we.tl/t-q3ENwsX28r
  

İş Dünyasına Açık Mektup: “Adil hakkaniyetli bir anlayışın iş hayatına hâkim olmasına destek verin.”

Kampanya kapsamında, 28 Şubat’tan yıllar sonra yaşanmış bir olayı anlatarak iş dünyasına da seslenen KADEM, kadınların pek çok toplumsal alan gibi iş hayatından da soyutlanmaya çalışılmasının döneme özgün bir uygulama değil, günümüzde de farklı şekillerde tezahür eden  ‘bir zihniyet meselesi’ olduğunu hatırlatıyor.

Başörtüsü nedeniyle işe alınmayan, bunu da gazeteye verilen ilandaki “Kadın Adayların Başörtülü Olmaması…” ifadesiyle anlayan Zeynep’in hikâyesi, benzer olaylara maruz kalan tüm kadınların demokratik haklarını kullanamamasının bir sembolü olarak dile getiriliyor. Akademiden toplumsal hayata kadar pek çok alanda başörtülü kadınların yaşadığı ayrımcılıklar tek tek örneklerle açıklanıyor.

KADEM, iş dünyasına şu sözlerle sesleniyor: “Özgür ve eşit bir şekilde çalışmak, kendi ayakları üstünde durmak, üretmek ve değer yaratmak isteyen kadınların engellenmesine izin vermeyin. 28 Şubat’ın köhne ve karanlık zihniyetinin, tarihin karanlık sayfalarına gömülmesine, adalet ve hakkaniyet temelli bir anlayışın iş ve toplum hayatında da hâkim olmasına destek verin.”

KADEM’den iş insanlarımızın ‘bazılarına’ açık mektup

“Değerli İş İnsanı,

Sizi Zeynep ile tanıştırmak isteriz. Onun hikâyesi, aslında sizin de hikâyeniz.

Zeynep, 1990 doğumlu. Kendini kanıtlamış bir dijital medya uzmanı. İletişim alanında çalışmış, kafa yormuş, tecrübe kazanmış bir genç kadın. 2016’da bir şirketin açtığı iş ilanına başvurdu. Mülakata çağrıldı, görüşmesi iyi geçti ama işe alınmadı. Daha sonra o şirket, aynı pozisyon için yeni bir ilan verdi, bu kez bir kriter daha eklenmişti:

“Kadın adayların başörtülü olmaması.”

Olay Yargı’ya taşındı, ayrımcılık mahkeme kararıyla ilanlardan kalktı ama uygulama, işe alım süreçlerinde farklı şekillerde devam ediyor.

Toplumsal hayatta hâlâ ayrımcılığa uğrayan kadınlar var. Tesettür mayosu giydiği için havuza alınmayanlar, ödülü geri çekilenler, zorunlu stajı, terfisi engellenenler, başörtüsünün yargıda tarafsızlığa ve bazı mesleklere engel olacağını savunanlar, 28 Şubat zihniyetini bilerek ya da bilinç altı etkilerle günümüze taşıyanlar…

Bu zihniyetle uygulanan her ayrımcılık sadece mağdurlarına zarar vermiyor. Kadınlarının bir kısmını dışlayarak ilerlemesi mümkün olmayan milletimize büyük bir haksızlık yapıyor.

Değerli İş Verenler,

Eşitlik sizin için bir slogan olmaktan öteye geçmeli. Hak mücadelesi, sadece haksızlığa uğrayanlar tarafından değil sizler tarafından da benimsenmeli.

Özgür ve eşit bir şekilde çalışmak, kendi ayakları üstünde durmak, üretmek ve değer yaratmak isteyen kadınların engellenmesine izin vermeyin.

28 Şubat’ın köhne ve karanlık zihniyetinin, tarihin karanlık sayfalarına gömülmesine, adalet ve hakkaniyet temelli bir anlayışın iş ve toplum hayatında da hakim olmasına destek verin.”

 


SANAYİ HABER AJANSI

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.