EKİM 2025 YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ

Yayınlama: 21.11.2025
4
A+
A-
Sanayi Haber Ajansı İstanbul Temsilcisi Ekonomist / Yazar

Türkiye’nin dış pazarlara yönelik üretici fiyat hareketlerini yansıtan Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE), Ekim 2025 itibarıyla yıllık bazda %28,75, aylık bazda ise %0,90 artış kaydetti. Böylece yılın ikinci yarısında özellikle imalat sanayi kaynaklı fiyat hızlanmasının sürdüğü görülürken, dış talep koşulları ve küresel maliyet baskılarıyla birlikte ihracatçı sektörlerin fiyatlama davranışlarında belirgin bir yukarı yönlü seyir izlendi.

2024 sonuna kıyasla endekste %28,69’luk artış gerçekleşirken, on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı ise %25,13 oldu. Bu tablo, ihracat yapan firmaların dış piyasalarda karşılaştığı maliyetlerin önemli ölçüde arttığını ve küresel fiyatlama eğilimlerinin Türkiye’den yapılan ihracatın fiyat rekabetçiliği üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Fiyat Artışlarında İmalat Sanayinin Belirleyici Rolü

YD-ÜFE’yi oluşturan ana sektörler incelendiğinde, Ekim 2025’te imalat sanayinin yine endeksin genel yönü üzerinde en büyük paya sahip olduğu görülüyor. İmalat ürünlerinde yıllık artış %28,68 olarak gerçekleşirken, madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe fiyatlar %32,78 yükseldi.

Söz konusu görünüm, özellikle metal ana sanayi, kimyasal ürünler, tekstil, gıda ve otomotiv yan sanayi gibi Türkiye’nin ihracatta güçlü olduğu sektörlerde maliyet kaynaklı fiyat ayarlamalarının sürdüğüne işaret ediyor. Küresel hammadde fiyatları, lojistik maliyetlerindeki kademeli normalleşmeye rağmen bazı bölgelerde devam eden jeopolitik riskler ve tedarik zincirinde dönemsel aksaklıklar, sektörlerin fiyatlama davranışlarını etkilemeye devam ediyor.

Ana Sanayi Gruplarında Farklılaşan Fiyat Dinamikleri

Ana sanayi grupları (MIGs) bazında yıllık fiyat değişimleri, üretimin alt bileşenlerinde maliyet baskısının homojen olmadığını gösteriyor:

Ara malları: %25,85 artış

Dayanıklı tüketim malları: %35,80 artış

Dayanıksız tüketim malları: %36,17 artış

Enerji: %14,35 artış

Sermaye malları: %27,64 artış

Dayanıklı ve dayanıksız tüketim mallarında görülen yüksek yıllık artış, küresel tüketici taleplerinin toparlanması, üretim girdi maliyetlerinin belirgin ölçüde yükselmesi ve döviz kuru etkilerinin ihracat birim fiyatlarına yansımasıyla açıklanabilir. Buna karşılık, enerji grubunda yıllık artışın daha sınırlı kalması, 2025 boyunca küresel enerji fiyatlarında gözlenen stabilleşme ve önceki yıllardaki sert yükselişlerin baz etkisine bağlanıyor.

Sermaye mallarındaki %27,64’lük artış ise özellikle makine ve ekipman üreticilerinin ihracat pazarlarında rekabet gücünü etkileyen önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor. Bu durum, yatırım malları ihracatı yapan firmaların marjlarını koruma çabalarının fiyatlara yansıdığını ortaya koyuyor.

Aylık Değişimlerde Madencilik Sektörü Öne Çıktı

YD-ÜFE’nin aylık değişiminde Ekim ayında %0,90’lık genel artış söz konusu iken, sektör bazlı ayrıştırmada iki dikkat çekici nokta öne çıkıyor:

Madencilik ve taş ocakçılığı aylık %4,74 arttı.

İmalat sanayi aylık %0,83 arttı.

Madencilikte aylık artışın yüksek gerçekleşmesi, küresel metal fiyatlarında görülen dalgalanma, kritik madenlerde arz-süreç maliyetlerinin yükselmesi ve bölgesel jeopolitik risklerin tedarik zincirlerine etkisiyle ilişkilendiriliyor. Özellikle demir cevheri, bakır ve diğer sanayi metallerinde dönemsel fiyat sıçramaları, maden ihracatçılarının fiyatlarını yukarı çekmesine neden oldu.

Aylık Bazda Ana Sanayi Grupları: Enerji Gerilerken Dayanıklı Mallar Yükseldi

Aylık değişim oranlarına bakıldığında ana gruplarda ortaya çıkan görünüm şöyle:

Ara malları: +%1,12

Dayanıklı tüketim malları: +%2,82

Dayanıksız tüketim malları: +%1,95

Enerji: -%3,50

Sermaye malları: +%0,07

Enerji grubunda görülen %3,50’lik düşüş, uluslararası petrol ve doğalgaz fiyatlarında Ekim ayında yaşanan aşağı yönlü hareketi yansıtıyor. Bu durum, dış pazarlarda enerji maliyetlerinin kısa vadeli bir rahatlama sağladığını, ancak genel enflasyon eğilimi üzerinde sınırlı etkisinin olduğunu gösteriyor.

Dayanıklı tüketim mallarında aylık %2,82 ile en yüksek artışın yaşanması ise otomotiv ve elektronik gibi ihracat odaklı sektörlerde hem girdi maliyetleri hem de sipariş yönlü fiyat güncellemelerinin etkisini ortaya koyuyor. Dayanıksız tüketim mallarındaki %1,95’lik aylık yükseliş ise gıda, tekstil ve kimya ürünleri gibi kategori ağırlığı yüksek alanlardan kaynaklanıyor.

Küresel Ekonomi ve Türkiye’nin Dış Satım Fiyatları

YD-ÜFE’nin özellikle ihracat pazarları açısından kritik bir gösterge olması nedeniyle, Ekim 2025 verileri Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü ve maliyet dinamiklerini anlamak için önemli ipuçları sunuyor.

Küresel talep hâlâ bölgesel olarak dalgalı seyretse de ABD ve Avrupa’nın imalat sektörlerinde gözlenen kısmi toparlanma, Türkiye’nin ihracat fiyatlarının da daha istikrarlı bir zeminde şekillenmesini sağlıyor. Ancak Asya merkezli tedarik zincirlerinin yeniden yapılanması, navlun maliyetlerindeki dönemsel artışlar ve döviz kurlarındaki oynaklık, ihracatçı firmaların maliyetlerini etkileyen temel unsurlar olmaya devam ediyor.

Türkiye’de üretim girdi maliyetlerinin yurt içi ÜFE ve tarım fiyatları üzerinden hâlâ yüksek bir seviyede seyretmesi, dış pazarlara yönelik fiyatlama davranışlarına doğrudan yansıyor. Bu nedenle, YD-ÜFE’deki yıllık %28,75’lik yükseliş yalnızca küresel maliyet baskılarının değil, aynı zamanda yerel üretim maliyetlerinin dış satıma olan etkisinin de göstergesi niteliğinde.

Sonuç: 2025’in Son Çeyreğinde Fiyat Baskısı Devam Ediyor

Ekim 2025 YD-ÜFE verileri, Türkiye’nin ihracatçı sektörlerinde fiyat artışlarının devam ettiğini, maliyet yönlü baskıların ise sektörler arasında farklılaşarak sürdüğünü ortaya koyuyor.

İmalat sanayi ve madencilik gibi ana sektörlerde görülen yıllık artışlar, dış pazarlarda maliyet baskılarının önemini koruduğunu teyit ederken, ana sanayi gruplarında özellikle dayanıklı ve dayanıksız tüketim mallarındaki yüksek fiyat artışları dikkat çekiyor. Enerji grubunda aylık düşüş, kısa vadeli bir rahatlama sunmakla birlikte yıllık genel eğilimi sınırlı değiştirecek nitelikte.

2025’in son çeyreğine yaklaşırken, küresel tedarik zinciri gelişmeleri, döviz kuru hareketleri, uluslararası enerji fiyatları ve dış talep koşulları, üretici fiyatları üzerindeki baskıların yönünü belirlemeye devam edecek. İhracatçı sektörler açısından bu tablo, maliyet yönetiminin ve fiyatlama stratejilerinin daha kritik hale geldiği bir döneme işaret ediyor.

 

 

Kaynak: Sanayi Haber Ajansı

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.