AR-GE’YE VERGİ DESTEĞİNDE BÜYÜK SIÇRAMA

Yayınlama: 05.09.2026
18
A+
A-
Sanayi Haber Ajansı İstanbul Temsilcisi Ekonomist / Yazar

Türkiye’de teknoloji, yenilikçilik ve yüksek katma değerli üretimin geliştirilmesi amacıyla uygulanan Ar-Ge teşviklerinde 2025 yılında dikkat çekici bir artış yaşandı. Ar-Ge faaliyetlerine yönelik toplam dolaylı vergi teşvikleri, bir önceki yıla göre yüzde 59,5 artarak 169 milyar 33 milyon liraya ulaştı. 2024 yılında bu rakam 105 milyar 977 milyon lira seviyesindeydi.

Ortaya çıkan tablo, devletin Ar-Ge yapan şirketlere vergi sistemi üzerinden sağladığı desteğin giderek büyüdüğünü gösteriyor. Ancak rakamların bir başka önemli tarafı daha bulunuyor: Teşviklerden yararlanan şirketlerin sayısı artarken, sağlanan toplam desteğin önemli bölümü büyük ölçekli işletmelere gidiyor.

TEŞVİKİN YARISINDAN FAZLASI STOPAJ DESTEĞİ

2025 yılında verilen 169 milyar 33 milyon liralık dolaylı Ar-Ge teşvikinin en büyük kalemini gelir vergisi stopaj teşviki oluşturdu. Girişimler bu kapsamda 86 milyar 105 milyon liralık destekten yararlandı.

Stopaj desteğini 81 milyar 63 milyon liralık kurumlar vergisi, 1 milyar 725 milyon liralık gelir vergisi ve 141 milyon liralık KDV desteği izledi.

Böylece toplam Ar-Ge teşviklerinin yüzde 50,9’u gelir vergisi stopajından oluştu. Geri kalan yüzde 49,1’lik bölüm ise kurumlar vergisi, gelir vergisi ve KDV desteklerinden meydana geldi.

Bu yapı, Ar-Ge desteklerinin yalnızca şirketlerin vergi yükünü azaltmadığını, aynı zamanda Ar-Ge personelinin istihdam maliyetleri üzerinden de önemli bir avantaj sağladığını ortaya koyuyor.

11 BİN 835 GİRİŞİM TEŞVİKTEN YARARLANDI

2025 yılında Ar-Ge vergi teşviklerinden yararlanan girişimlerin toplam sayısı 11 bin 835 oldu.

Bu şirketlerin faaliyet alanlarına bakıldığında ilk sırada bilgi ve iletişim sektörü bulunuyor. Ar-Ge teşviklerinden yararlanmak amacıyla beyanname veren girişimlerin 6 bin 98’i bilgi ve iletişim, 2 bin 421’i imalat sanayisi, 1.627’si ise mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler alanında faaliyet gösteriyor.

Bu dağılım Türkiye’nin teknoloji ve dijitalleşme alanında faaliyet gösteren şirketlerinin Ar-Ge teşviklerine olan ilgisini açık biçimde ortaya koyuyor.

Özellikle yazılım, bilişim, yapay zekâ, elektronik ve teknoloji tabanlı girişimlerin bulunduğu bilgi ve iletişim sektörünün teşviklerden yüksek pay alması dikkat çekiyor.

TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ ÖNE ÇIKIYOR

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında sağlanan gelir ve kurumlar vergisi Ar-Ge teşviki 2025 yılında 43 milyar 227 milyon lira oldu.

Bu desteğin yüzde 71,2’si bilgi ve iletişim sektörüne, yüzde 14,5’i imalat sektörüne, yüzde 5,9’u ise mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlere gitti.

5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında verilen gelir ve kurumlar vergisi desteği ise 39 milyar 561 milyon lira olarak gerçekleşti.

Burada ise tablo değişiyor. Teşvikin yüzde 72,9’u imalat sektörüne, yüzde 14,7’si bilgi ve iletişim sektörüne, yüzde 4,1’i de finans ve sigorta faaliyetlerine yönelik oldu.

Bu sonuç, Türkiye’de Ar-Ge politikasının iki farklı kanaldan ilerlediğini gösteriyor. Teknoloji geliştirme bölgeleri özellikle yazılım ve bilgi teknolojileri şirketlerinde öne çıkarken, 5746 sayılı Kanun imalat sanayisindeki Ar-Ge faaliyetlerinde daha belirgin bir rol üstleniyor.

HER 4 ŞİRKETTEN 3’Ü TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİNDE

2025 yılında gelir ve kurumlar vergisi kapsamında Ar-Ge desteğinden yararlanan toplam 7 bin 87 girişimin 5 bin 321’i Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında destek aldı.

Başka bir ifadeyle, gelir ve kurumlar vergisi Ar-Ge desteğinden yararlanan her dört girişimden yaklaşık üçü 4691 sayılı Kanun kapsamında yer aldı.

Bu oran, Türkiye’de teknoparkların ve teknoloji geliştirme bölgelerinin Ar-Ge ekosistemindeki önemini ortaya koyuyor.

KOBİ SAYICA ÇOK, PARASAL PAYDA GERİDE

Verilerin belki de en dikkat çekici bölümü işletmelerin büyüklüğüne ilişkin.

Ar-Ge teşviklerinden yararlanan 11 bin 835 girişimin yüzde 89,5’i KOBİ niteliğinde. Büyük ölçekli işletmelerin payı ise yalnızca yüzde 10,5.

Ancak teşvik tutarlarına bakıldığında durum tamamen değişiyor. KOBİ’ler toplam dolaylı Ar-Ge teşviklerinin yüzde 38,2’sinden yararlanırken, büyük işletmeler yüzde 61,8’lik payı aldı.

KOBİ’lere sağlanan toplam destek 64 milyar 596 milyon lira oldu. Bu tutarın yüzde 61,1’i orta ölçekli, yüzde 32,1’i küçük ölçekli, yüzde 6,8’i ise mikro işletmelere verildi.

Burada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Ar-Ge teşvikleri gerçekten en fazla desteğe ihtiyaç duyan küçük işletmelere yeterince ulaşabiliyor mu?

Çünkü şirket sayısı açısından KOBİ’ler açık ara önde olmasına rağmen, toplam kaynak dağılımında büyük işletmelerin aldığı pay daha yüksek.

ASIL HEDEF YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRETİM

Ar-Ge teşviklerindeki artışın yalnızca bir vergi avantajı olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Türkiye’nin orta ve uzun vadede daha yüksek teknolojili üretime geçebilmesi, verimliliğini artırabilmesi ve küresel rekabette daha güçlü hale gelebilmesi için Ar-Ge yatırımlarının önemi giderek artıyor.

Ancak teşviklerin büyüklüğü kadar etkinliği de önemli. Sağlanan her liralık desteğin yeni ürün, yeni teknoloji, patent, ihracat, verimlilik ve nitelikli istihdam olarak ekonomiye geri dönmesi gerekiyor.

2025 verileri, Türkiye’de Ar-Ge teşviklerinin artık 169 milyar liralık önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaştığını gösteriyor. Bundan sonraki süreçte tartışılması gereken konu ise yalnızca “ne kadar teşvik verildiği” değil, bu teşviklerin Türkiye ekonomisine ne kadar katma değer kazandırdığı olacak.

Çünkü asıl başarı, teşvik rakamlarının büyümesi değil; bu kaynakların teknolojiye, üretime, ihracata ve geleceğin sektörlerine dönüşmesiyle ölçülecek.

 

Kaynak: SANAYİ HABER AJANSI

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.