Net döviz pozisyonu, bir işletmenin döviz cinsinden varlıkları ile döviz cinsinden borçları arasındaki fark olarak tanımlanır.
Bir örnekle açıklamaya çalışalım: Bir ithal ürünleri satan işletme düşünelim ve satın almaları sürekli dövizle yapmak durumundadır ve sattığı her malın bedelini dövize çevirerek yükümlülüklerini minimuma indirme hedefleyecektir. Ancak bu kolay bir işlem değildir. Çünkü ülkemizde her mal peşin olarak satılmaz ve sektörlere göre değişen vadeler dahilinde çek veya senetle satış yapılmaktadır. Bu durumda işletme peşin satıyorsa döviz yükümlülükleri son derece az olacaktır ama vadeli satış yapıyorsa birtakım maliyetlere katlanmak zorunda kalacaktır. Şöyle ki ortalama dört aylık çek ile satış yapılan bir sektörde ürünlerin satış süresi, alacakların dönme çabukluğu, stokların dönme çabukluğu oranları titizlikle yapılarak maliyete etkisinin minimuma indirgenmesi hedeflenmelidir. Dolar kurunun 27,5 TL olduğu bir ortamda 10 dolarlık bir malı 275 TL ye dört ay vade ile sattığında vade sonunda oluşabilecek kur farkı satış fiyatına eklenmek zorundadır. Bu hesap ise bir tahmin yapılmasını gerektirecektir. Bir başka yol ise yaptığı çek tahsilatlarını teminat olarak kullanarak kredi kullanmasıdır ve bu da bir maliyettir.
Anadolu ajansının haberine göre Finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyonu açığı, temmuzda bir önceki aya göre 3 milyar 599 milyon dolar azalarak 79 milyar 265 milyon dolar oldu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları temmuzda önceki aya kıyasla 3 milyar 149 milyon dolar artarken, yükümlülükleri 449 milyon dolar azaldı. Bu kapsamda net döviz pozisyonu açığı 3 milyar 599 milyon dolar azalarak 79 milyar 265 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Varlık dağılımı incelendiğinde, temmuzda bir önceki aya göre yurt içi bankalardaki mevduat, yurt dışına doğrudan sermaye yatırımları ve ihracat alacakları sırasıyla 2 milyar 779 milyon dolar, 416 milyon dolar ve 243 milyon dolar artarken, menkul kıymetler 288 milyon dolar azaldı.
Aynı dönemde yükümlülük dağılımında ise yurt içinden nakdi krediler ve ithalat borçları sırasıyla 368 milyon dolar ve 236 milyon dolar azalırken, yurt dışından sağlanan nakdi krediler 155 milyon dolar arttı.
Yükümlülüklerin vade yapısına bakıldığında, temmuzda yurt içinden sağlanan kısa vadeli krediler Haziran 2023 dönemine göre 494 milyon dolar artarken, uzun vadeli olanlar 862 milyon dolar azaldı.
Yurt dışından sağlanan kredilerde ise kısa vadeli olanlar 80 milyon dolar, uzun vadeli krediler ise 1 milyon dolar geriledi.
Temmuzda kısa vadeli varlıklar 149 milyar 23 milyon dolar, kısa vadeli yükümlülükler ise 83 milyar 828 milyon dolar olarak belirlendi.
Kısa vadeli net döviz pozisyonu fazlası ise 65 milyar 195 milyon dolarla bir önceki aya göre 2 milyar 320 milyon dolar arttı. Kısa vadeli yükümlülüklerin toplam yükümlülükler içindeki payı da yüzde 33 düzeyinde gerçekleşti.
Kaynak: SANAYİ HABER AJANSI