Türkiye, inşaat malzemeleri ihracatında bir kez daha dünya sahnesinde güçlü bir oyuncu olduğunu kanıtlıyor. Haziran 2025 itibarıyla son 12 aylık ihracat değeri 29,98 milyar dolara ulaşarak rekor seviyelere yaklaştı. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre %4,3’lük bir artış anlamına geliyor. Miktar bazında ihracat %4,9 artışla 47,99 milyon ton oldu. Ortalama birim fiyat ise 0,62 dolar/kg seviyesinde sabitlenerek hem rekabetçi fiyat politikasını hem de küresel pazardaki erişilebilirliği gösterdi.
Bu rakamlar, yalnızca üretim gücünün değil, aynı zamanda ihracatçı firmaların uluslararası pazarlarda sergilediği esneklik ve adaptasyon becerisinin bir göstergesi. Zira son yıllarda dünya genelinde hem enerji fiyatlarında dalgalanma hem lojistik maliyetlerindeki artış hem de korumacı ticaret politikaları sektör üzerinde baskı oluşturuyor.
Pazarların Coğrafi Dağılımı: Avrupa İlk Sırada
Türkiye inşaat malzemeleri ihracatında en büyük pazar konumunu Avrupa Birliği ülkeleri koruyor. Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere ve Hollanda; Türk çimentosu, seramiği, demir-çeliği ve yapı kimyasalları için başlıca alıcılar.
Bunun yanında, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri de özellikle son 5 yılda dikkat çekici bir büyüme gösterdi. Katar, BAE ve Suudi Arabistan gibi ülkeler, mega altyapı projeleri ve yeni şehir planlamaları sayesinde Türk ürünlerine yüksek talep gösteriyor. Afrika’da ise Nijerya ve Cezayir, Türk inşaat malzemeleri ihracatında öne çıkan ülkelerden.
Bu tablo, Türkiye’nin hem gelişmiş hem de gelişmekte olan pazarlarda aynı anda büyüyebildiğini gösteriyor. Ancak AB pazarında teknik standartların sürekli yükselmesi, Türk üreticilerin teknoloji yatırımlarını ve kalite belgelerini sürekli güncel tutmalarını zorunlu kılıyor.
Alt Ürün Gruplarında Öne Çıkanlar
TÜRKİYE İMSAD verilerine göre, ihracatın lokomotif ürün grupları şunlar:
Demir-çelik ve metal ürünleri – Yüksek mukavemetli çelik profiller, galvanizli saclar ve konstrüksiyon malzemeleri başı çekiyor.
Çimento ve klinker – Hem Avrupa hem Afrika pazarlarında fiyat-performans avantajı nedeniyle talep artışı sürüyor.
Seramik kaplama malzemeleri – İtalya ve İspanya ile birlikte Avrupa’nın en büyük tedarikçileri arasında yer alıyoruz.
Isı ve ses yalıtım malzemeleri – Enerji verimliliği trendi sayesinde büyüme hızlandı.
Yapı kimyasalları ve boya – Orta Doğu projelerinde tercih edilen ürün grubu.
Fiyat Dinamikleri ve Maliyet Baskısı
Her ne kadar ihracat artış ivmesini korusa da inşaat maliyet endeksi Haziran 2025 itibarıyla yıllık %23,58 artış gösterdi.
İşgücü maliyetleri yıllık bazda %20’nin üzerinde yükseldi.
Malzeme fiyatları ise küresel enerji fiyatlarının etkisiyle ortalama %25 artış gösterdi.
Buna rağmen, ihracatçılar fiyatlarını uluslararası pazarlarda agresif biçimde yükseltmeyerek rekabet avantajını korumayı tercih etti. Bu strateji, kısa vadede pazar payını korumak açısından etkili olsa da uzun vadede kâr marjları üzerinde baskı yaratma riski taşıyor.
Sektörel Güç ve Küresel Konum
Dünya sıralamasında Türkiye, inşaat malzemeleri ihracatında 9. sırada. Sektörün toplam ihracattaki payı yaklaşık %11, imalat sanayi içindeki payı ise %17 civarında. Bu oranlar, Türkiye ekonomisi için inşaat malzemeleri sanayisinin stratejik bir ihracat kolu olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye’nin avantajları:
Coğrafi konum: Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarlarına lojistik olarak yakın.
Çeşitli üretim yapısı: 22 alt sektörde üretim yapabilen ender ülkelerden.
Rekabetçi fiyat: Özellikle seramik, çimento ve demir-çelikte rakiplerine kıyasla cazip fiyat düzeyi.
Geleceğe Yönelik Riskler ve Fırsatlar
Riskler:
AB’nin “Yeşil Mutabakat” çerçevesinde getireceği Sınırda Karbon Düzenlemesi uygulaması, karbon yoğun üretim yapan firmaları ek maliyetle karşı karşıya bırakabilir.
Jeopolitik gerilimler ve bölgesel çatışmalar, özellikle Orta Doğu pazarında ticari akışı etkileyebilir.
Küresel ekonomik yavaşlama, inşaat sektöründeki talebi düşürebilir.
Fırsatlar:
Yenilenebilir enerji yatırımlarına uygun malzemeler üreterek yeni pazarlar açmak.
Afrika’da altyapı projelerine yönelik uzun vadeli tedarik anlaşmaları.
AR-GE yatırımları ile yüksek katma değerli ürün ihracatını artırmak.
Sonuç: Rekorun Ötesinde Sürdürülebilirlik
Türkiye, inşaat malzemeleri ihracatında 30 milyar dolar eşiğine dayanarak önemli bir başarıya imza attı. Ancak sektörün asıl sınavı, bu büyümeyi sürdürülebilir, katma değeri yüksek ve çevreye duyarlı bir üretim modeliyle devam ettirebilmek olacak.
Küresel pazarların giderek daha fazla yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve verimlilik kriterleri talep ettiği bir dönemde, Türkiye’nin bu alanlara yatırım yapması, ihracattaki rekabet gücünü koruması için kaçınılmaz görünüyor.
Kaynak: Sanayi Haber Ajansı