ÜLKEMİZDE OTOMOBİL PAZARI

Yayınlama: 25.09.2023
44
A+
A-
Sanayi Haber Ajansı İstanbul Temsilcisi Ekonomist / Yazar

Özellikle büyük kentlerimizin en önemli sorunlarından biri de trafik karmaşasıdır. Her gün araç kullanmak zorunda kalan, işyerlerini araç kullanmadan işletemez durumda olan vatandaşlarımız haricinde genellikle yalnız yolculuk yapan otomobilleri görmek trafik açısından hakikaten üzücüdür. Bunun yerine haftalık periyotlarda nöbetleşerek 4-5 kişilik gruplar halinde araç kullanımını yaygınlaştırmak hem kendi tasarrufumuz hem de milli menfaatler açısından önemli bir gelişme olacaktır.

Ülkemizde yerli araç üretimi 1960 lı yıllarda ANADOL marka araç ile başlamıştır ve benim ortaokul yıllarımda Antalya’da sın derece kıymetli bir yatırım aracı idi. Daha sonra Murat, Renault gibi yabancı menşei bulunan markalarla devam etse de tamamen bize ait otomobil fabrikası geçen yıl Gemlik’te açıldı.

TOGG’u Nisan 2023 tarihinde yollarda görmeye başladık. 18 Temmuz 2020 tarihinde temelleri atılan fabrika, 27 ayda tamamlandı. Başlangıçta yıllık 100 bin araçlık üretim kapasitesi olacak fabrikanın üretim kapasitesinin 2030 yılına kadar 1 milyon adete yükseltilmesi planlanıyor. Togg’un 300 kilometre ve 500 kilometre menzilli C-SUV ve sedan modellerinin trafiğe çıkacağı tarihe kadar Türkiye genelinde 2 bin adet elektrik şarj istasyonlarının kurulması hedefleniyor.

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nda (Togg), Anadolu Grubu, BMC, Kök Grubu, Türkcell, Zorlu Holding’in yüzde 19’ar, Türkiye Odalar Borsalar Birliği’nin (TOBB) yüzde 5 ortaklığı bulunuyor. Togg’un motoru için Alman Bosch, bataryası için Çinli Siro, entegrasyonu için Alman Edag, şasi sistemi için İngiliz Mira, tasarımı için İtalyan Prinfarina ile çalışıldı.

Kuruluş aşamasında %51 inin yerli olduğu belirtilen TOGG konusunda bir takım olumsuz eleştiriler yapılıyor. Oran ne olursa olsun ülke için iyi bir Yatırım, iyi bir proje olduğu konusunda endişe yoktur. En basitinden ele almak gerekirse ülkemizde şu anda yapılan tüm üretimim %50 den fazlası ithal girdilerle yapılmaktadır. Dolayısıyla yabancı ortaklı olması veya bazı parçaların ve sistemin dışarıya bağımlı olması sorun değildir. Daha da ötesi yabancı işletmelere şimdilik bağımlı olduğumuz akü fabrikası projenin hemen yanında yakın bir zamanda üretime başlayacaktır. Ne iş olursa olsun ilk başlangıçta eksiksiz değildir. Atalarımızın “kervan göçte düzelir” sözünü unutmayalım. Şimdilik %51 i bizim olan yatırım ileride tamamen bize dönecektir. Konular aşama aşama çözülecektir.

Bir de bazı gazetelerde resimlerle fabrikanın boş olduğu, üretimin yapılmadığı şeklinde yazanlar oldu. Üretim yapılmayacak bir fabrika binası neden yapılsın? Bizim sanki sokağa atacak paramız mı var veya yetkililer bu kadar basiretsiz olamazlar. İşin en önemli tarafı yapılan yatırım ile yan sanayi de dahil aileleriyle birlikte yaklaşık yirmi bin kişiye istihdam sağlanacak.

Ülkemize şu anda milyonlarca adet yabancı araba ithal yoluyla gelmektedir ve yerli ve milli paramız yurt dışına gitmektedir. TOGG un üretimi başlayınca sadece yerli piyasada değil yabacı piyasalarda da kullanıcıyla buluşacaktır. Böylece hem yırt dışına paramız gitmeyeceği gibi yapılacak ihracat nedeniyle ülkemize döviz girdisi sağlayacaktır. Ve dış ticaret açığımız azalacaktır.

Bazı çevreler tarafından da fiyat yüksekliği nedeniyle alımların istenen düzeyde olamayacağı belirtiliyor. Ayrıca bankaların da satış konusunda kredi kolaylıkları sağlayacağı da gelen bilgiler arasındadır.

Ancak ülkemizde otomobil ithalatı devam etmekte ve kullanım da buna bağlı olarak artmaktadır. Haber Türk gazetesinden Yiğitcan Yıldız’ın haberine göre;

Türkiye’nin otomotiv üretimi, Ocak-Ağustos döneminde geçen yıla göre yüzde 13 artarak 943 bin 609 adede yükseldi. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre, yılın ilk 8 ayında yüzde 21 artan otomobil üretimi ise 599 bin 915 adede ulaştı. OSD raporunda, otomobil pazarındaki ithal araçların yükselişi ise dikkat çekti. Öyle ki, 2023’ün ilk 8 ayında otomobil satışları yüzde 64 artarken, ithal otomobil satışları da yüzde 64 oranında arttı. Öte yandan, Ocak-Ağustos döneminde, pazardaki ithal araç payı yüzde 69 olarak gerçekleşirken, söz konusu oran ağustos ayında ise yüzde 80’e yaklaşarak yıl içindeki zirvesini gördü.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2023 yılının ocak-ağustos dönemine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini açıkladı.

Buna göre, yılın ilk 8 aylık döneminde toplam otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artarak 943 bin 609 adede ulaştı. Otomobil üretimi ise yüzde 21 artarak 599 bin 915 adet olarak gerçekleşti. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 981 bin 897 adedi buldu.

Yılın ilk sekiz aylık döneminde ticari araç üretimi ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2 oranında artış gösterdi. Bu dönemde, ağır ticari araç grubunda üretim yüzde 27 artarken hafif ticari araç grubunda üretim geçen yılla paralel seyretti.

Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 72 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil hafif ticari araç) yüzde 71, kamyon grubunda yüzde 89, otobüs-midibüs grubunda yüzde 50 ve traktörde yüzde 75 seviyesinde gerçekleşti.

OTOMOBİL İHRACATINDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ

Yılın ilk sekiz aylık döneminde otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 11 artarak 656 bin 750 adet olarak gerçekleşti.

Bu dönemde otomobil ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarken, ticari araç ihracatı ise yüzde 8 oranında geriledi.

Traktör ihracatı ise 2022 yılının aynı dönemine göre yüzde 13 artarak 13 bin 88 adet olarak gerçekleşti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, toplam otomotiv sanayi ihracatı, 2023’ün ilk sekiz aylık döneminde yüzde 16 ile sek törel ihracat sıralamasında zirvedeki yerini korudu. Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) verilerine göre, ilk sekiz aylık dönemde toplam otomotiv ihracatı, 2022 yılının aynı dönemine göre yüzde 17 artarak 23,3 milyar dolar oldu.

Euro bazında ise yüzde 16 artarak 21,5 milyar Euro olarak gerçekleşti. Bu dönemde, dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 21 oranında, tedarik sanayi ihracatı da yüzde 12 oranında arttı.

PAZAR 8 AYDA GEÇEN YILI YAKALADI

OSD verilerine göre, 2023’ün ilk sekiz ayında toplam pazar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 63 artarak 788 bin 197 adet düzeyinde gerçekleşti.

Böylece, toplam satışlar 2022’nin tamamında kaydedilen 827 bin adedi yaklaşmış oldu.

Öte yandan, bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 64 oranında artış sağladı ve 582 bin 419 adet oldu.

Ticari araç pazarına bakıldığında ise yılın ilk sekiz ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla toplam ticari araç pazarında yüzde 60, ağır ticari araç pazarında yüzde 32, hafif ticari araç pazarında ise yüzde 66 büyüme sağlandı.

İTHAL OTOMOBİLLERİN YÜKSELİŞİ SÜRDÜ

OSD verilerine göre, 2023’ün ilk 8 ayında otomobil pazarındaki ithal araç payının artışı da dikkat çekti.

Buna göre, 2023 yılı Ocak-Ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre toplam otomobil satışları yüzde 64 oranında artarken, ithal otomobil satışları yüzde 64 ve yerli otomobil satışları yüzde 57 oranlarında arttı.

Bu dönemde, otomobil pazarında ithalatın payı yüzde 69 olarak gerçekleşti.

Ağustos ayında ise, ithal otomobillerin payı bir önceki ayı da aşarak yıl içindeki zirvesini gördü.

OSD’nin açıkladığı rakamlara göre, geçtiğimiz ay Türkiye’de satılan otomobillerin yüzde 78,1’i ithal olarak kayıtlara geçti. Bu oran temmuz ayında yüzde 76,3 iken, Haziran’da yüzde 65,5 ve Mayıs’ta da yüzde 68,3’tü.

Otomobil pazarında ithal araç payı 2022 sonunda yüzde 61 seviyesindeydi. Otomobil pazarının son 10 yıllık tarihinde ithal araç payının en yüksek olduğu yıl ise yüzde 77,9 ile 2013’tü.

TİCARİDE DE İTHALAT ÖNE ÇIKTI

Öte yandan, hafif ticari araç pazarında da ithalatın payında artış gözlemlendi.

2023 yılı Ocak-Ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre toplam hafif ticari araç satışları yüzde 66, yerli hafif ticari araç yüzde 42 ve ithal hafif ticari araç satışları yüzde 101 oranında arttı.

2023’ün ilk 8 ayında hafif ticari araç (minibüs kamyonet) pazarında ithalatın payı ise yüzde 50 olarak gerçekleşti.

Ağustos ayında ise, hafif ticari araç pazarında ithalatın payı yüzde 66,7’ye yükselerek yıl içindeki en yüksek seviyesini gördü.

Hafif ticari araçlarda ithalatın payı 2022 sonunda yüzde 41,1 iken, son 10 yıl içinde ithalatın payının en yüksek olduğu yıl ise yüzde 50,2 2018’di.

Türkiye’de satılan otomobillerin tamamı bundan kısa bir süre önce yüzde 80 ve üzeri ÖTV dilimine girdi.

Böylece, yüzde 45, yüzde 50, yüzde 60 ve yüzde 70 ÖTV dilimlerinde herhangi bir model kalmadı.

Fakat, bundan kısa bir süre öncesine kadar, çoğunlukla yerli üretim otomobiller düşük ÖTV diliminde yer alıyor ve bu modeller pazarın neredeyse yarısını oluşturuyor.

Gelinen noktada ise, tüm otomobillerin yüksek ÖTV diliminde yer alması sebebi ile yerli modellerin avantajını kaybettiği ve ithal otomobillerin payının arttığı söylenebilir.

Kaynak: SANAYİ HABER AJANSI

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.