Yapay Zekâya Sahip Robotlar Bir Savaş Başlatabilir mi?

Yayınlama: 10.09.2023
4
A+
A-
Teknoloji Yazarı

Günümüzde özellikle gelişmiş ülkeler, yapay zekâ teknolojilerine ciddi miktarda yatırım yapıyor.

Bu yatırımların pek çoğu da askeri teknolojilerle ilgili.

Örneğin Çin, kendi hava sahasında hâkimiyet kurabilmek için yapay zekâya sahip bir drone ordusu kurdu!

Havan mermisi, el bombası atıcısı ve makineli tüfek taşıyabilen bu drone’lar, bir araya gelerek koordineli saldırılar yapabiliyor ve kilitlendiği hedefi imha ettikten sonra otonom olarak doğruca üslerine geri dönüyor.

Çin ayrıca mikroskobik robotlardan dijital solucanlara, denizaltı, drone ve tanklara kadar siber dünyada her türlü savaşta kullanılacak pek çok aracın yapay zekâ ile geliştirilmesi için özel seçilen onlarca mühendisi bir teknoloji enstitüsü altında topladı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), -dünyanın da en pahalı insansız hava aracı unvanını elinde bulunduran- Northrop Grumman RQ-4 Global Hawk drone’lar (ortalama 100 milyon dolar) ile tek seferlik yakıtla, kıtalar arası yolculuk yapıp istihbarat toplayabiliyor.

ABD ayrıca tehlikeleri hisseden ve kendi kendine inisiyatif alan, yapay zekâya sahip insansız tanklar üzerinde çalışırken, Türk savunma sanayisinin gündeminde ise insansız denizaltılar var.

Bu gelişmeler bize, bilim kurgu filmlerinde görebileceğimizi düşündüğümüz robot askerlerin, insan müdahalesi olmadan hedef vurabilen savaş uçaklarının ve insanları ‘tanıyabilen’ silahların o kadar da uzak gelecekte olmadığını düşündürüyor.

Peki durum böyleyken yapay zekâya sahip ve kendi kendine inisiyatif alabilen bu otonom araçlar, kendi aralarında koordine olarak üçüncü bir ülkeye taarruz başlatabilir mi?

Eski bir Google çalışanı olan Laura Nolan’a göre cevap ‘evet!’

Yapay zekâya sahip silahların, kendi aralarında bir savaş çıkartabileceğini belirten eski Google çalışanı Nolan, Google’ın kendisinden ABD ordusu için böyle bir çalışma yapmasını istemesi üzerine görevinden istifa etti.

Nolan, ‘Katil Robotları Durdurma Kampanyası’na katılarak New York ve Cenova’da Birleşmiş Milletler (BM) diplomatlarını olası riskler hakkında uyardı!

Aynı bölgede ne kadar fazla makine varsa felaket riskinin o kadar artacağını belirten Nolan,  bu savaş makinelerinin savaş yasaları altında bile yasa dışı cinayetler işleyebileceğini ve vahşetlere yol açabileceklerini belirtti.

Yapay zekânın, insanlığın en önemli sorunu olabileceğini belirtenlerden biri de Tesla CEO’su Elon Musk. Musk, yaptığı bir sosyal medya paylaşımında, yapay zekâ için “Kuzey Kore’den daha büyük tehdit, 3. Dünya Savaşı’nı çıkartabilir” ifadelerini kullanmıştı.

Görüldüğü üzere yapay zekâ konusunda çalışma yapan bazı kişiler, bu teknolojinin kontrolden çıkması durumunda yaşanabilecek risklere dikkat çekiyor.

Bu olumsuz öngörülerin aksine ‘yapay zekâ, zekâsını iyiden yana kullanırsa’ diye düşünenler olabilir.

Öyle ya, yapay zekâ iyi de olabilir.

Yapay zekânın cana yakın bir dost olabileceğini tahmin eden yazılım devi Microsoft da insanlarla sohbet edebilen bir yapay zekâ robotu geliştirdi!

Yapay zekânın sosyal medya ortamında nasıl bir tepki vereceğini araştıran Microsoft, ‘Tay’ adını verdiği chatbot için Twitter’da bir hesap açtı ve insanları bu yapay zekâ yazılımıyla sohbete davet etti. (Chatbot, internet ortamında yöneltilen soruları yanıtlayabilen, yapay zekâ ürünü yazılım anlamına geliyor.)

Microsoft tarafından yapılan açıklamada Tay’in amacının ‘gündelik, esprili sohbetler yapmak’ olduğu belirtilerek şöyle denildi: “Tay ile ne kadar çok sohbet ederseniz o kadar akıllı olacak ve sizinle, size özel bir iletişim kuracak!”

Ancak Tay’in sohbeti hiç de beklenildiği gibi esprili olmadı!

24 saat içinde yüzlerce küfür öğrenen Tay, aynı zamanda soykırımları da destekleyen bir yapay zekâya dönüştü. Gelen tepkiler üzerine Microsoft, yapay zekâlı robotunu kapatmak zorunda kaldı!

Bir başka örnek ise yapay zekâ çalışmaları yürüten Facebook’tan geldi.

2017 yılında Facebook tarafından iki yapay zekâ robotu geliştirildi. Daha sonra robotların kendi aralarında nasıl iletişime geçeceği gözlenmeye başlandı.

Robotların İngilizce konuşması bekleniyordu ancak iki yapay zekâ robotu, kendi aralarında İngilizce yerine başka bir dil konuşmaya başladı.

Robotların konuşmalarını anlayamayan ve paniğe kapılan mühendisler, korkudan robotların fişini çekmek zorunda kaldı!

Robotların kendi aralarında konuştuğu dilin ne olduğu konusunda da herhangi bir açıklama yapılmadı!

Peki yapay zekâ ne kadar güvenilir?

Yapay zekânın ne kadar güvenilir olduğu ve doğru kararlar alabileceği konusu da teknolojide bugün geldiğimiz nokta düşünüldüğünde aslında biraz tartışmalı bir durum olarak karşımıza çıkıyor.

Niye mi? Çünkü geçtiğimiz haftalarda yapay zekâ, büyük bir fiyaskoya imza attı!

Google’ın ana kuruluşu Alphabet, yapay zekâ sohbet robotu Bard’i tanıttı.

Tanıtım videosunda robota, “James Webb uzay teleskobunun keşifleriyle ilgili 9 yaşındaki birine ne söylenebilir?” sorusu yöneltildi. Bard ise teleskobun güneş sistemi dışından ilk fotoğrafları çektiği yanıtını verdi!

Bu yanlış cevap, teknoloji şirketine pahalıya patladı.

Alphabet’in hisseleri borsada yaklaşık yüzde 9 değer kaybetti.

Bunun, şirkete maliyeti ise 100 milyar dolar olarak açıklandı!

Dikkat! 100 milyar dolar! (Türkiye’deki en zengin 10 kişinin toplam serveti 30-35 milyar dolar civarında)

Bu da bize gösteriyor ki yapay zekâ teknolojileri, tahmin edilenden çok daha hızlı ilerliyor ancak alınacak mesafe de bir hayli uzun…

Bizim için iyi tarafı ise yapay zekânın henüz ‘tam olarak’ bizim yaptıklarımızı yapamaması.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.