31 Ağustos-4 Eylül 2026 haftası, Türkiye ekonomisi açısından birbirinden önemli verilerin peş peşe açıklandığı, piyasaların özellikle enflasyon, büyüme, dış ticaret ve faiz politikası başlıklarına odaklandığı hareketli bir dönem oldu. Haftanın ilk gününde ikinci çeyrek büyüme rakamları açıklanırken, eylül ayının ilk günlerinde işsizlik ve imalat göstergeleri takip edildi. Haftanın en önemli verisi ise 3 Eylül’de açıklanan ağustos enflasyonu oldu. Küresel tarafta ise ABD istihdam verileri ve Fed’in faiz politikası piyasaların yönünü belirleyen temel unsurlar arasında yer aldı.
Büyüme beklentilerin altında kaldı
Haftaya Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrek büyüme verisi damgasını vurdu. TÜİK’in açıkladığı verilere göre ekonomi, 2026’nın nisan-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 arttı. Böylece Türkiye ekonomisi üst üste 24 çeyrek büyümesini sürdürdü.
Ancak yüzde 2,3’lük yıllık büyüme, piyasa beklentilerinin altında kaldı. Ekonomideki yavaşlamada sıkı para politikasının iç talep üzerindeki etkisi öne çıkarken, dış talebin büyümeye katkısı dikkat çekti. Sektörler açısından bakıldığında tarım, ormancılık ve balıkçılık yüzde 13,3 ile en yüksek büyümeyi gerçekleştirirken, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,6 büyüdü. Sanayi sektöründeki büyüme ise yüzde 2,4 düzeyinde kaldı.
Bu tablo, ekonomi yönetiminin enflasyonu düşürmeye yönelik sıkı politikalarının ekonomik aktiviteyi yavaşlatmaya başladığını gösteren önemli bir işaret olarak değerlendirildi. Önümüzdeki dönemde temel soru, büyümedeki yavaşlamanın ne ölçüde devam edeceği ve bunun istihdam ile şirket kârlılıkları üzerindeki etkisinin ne olacağı olacak.

Enflasyon cephesinde beklentiden iyi sonuç
Haftanın en kritik başlığı kuşkusuz ağustos enflasyonuydu. Türkiye’de tüketici fiyatları ağustosta aylık bazda yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon ise temmuzdaki yüzde 31,75 seviyesinden yüzde 31,51’e geriledi. Böylece yıllık enflasyonda düşüş devam ederken, aylık fiyat artışlarının hâlâ yüksek seyretmesi dikkat çekti.
Aylık enflasyonun piyasa beklentisi olan yüzde 1,95’in altında gerçekleşmesi piyasalarda olumlu karşılandı. Bununla birlikte özellikle akaryakıt fiyatlarındaki artışın enflasyona önemli katkı yaptığı görüldü. İş Yatırım değerlendirmesine göre akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş ağustos ayındaki aylık enflasyona yaklaşık 0,37 puan katkıda bulundu.
Enflasyondaki bu görünüm, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın eylül ayındaki faiz kararını daha da önemli hale getirdi. Piyasadaki beklentiler, yıllık enflasyondaki düşüşün sürmesine rağmen fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığı yönünde. Bu nedenle faiz indirimlerinin hızı konusunda Merkez Bankası’nın temkinli davranması bekleniyor. Ekonomistlerin önemli bölümü politika faizinin 10 Eylül toplantısında yüzde 37 seviyesinde korunmasını bekliyor.
İhracatta ağustos rekoru
Haftanın ekonomideki bir diğer olumlu gelişmesi dış ticaret cephesinden geldi. Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolara ulaştı. Böylece tüm zamanların en yüksek ağustos ayı ihracat rakamına ulaşıldı.
Ancak ithalatın daha hızlı artması dış ticaret açığının genişlemesine yol açtı. Ağustosta ithalat yüzde 10,5 artarak 28 milyar 706 milyon dolara yükseldi. Böylece dış ticaret açığı yaklaşık 5,2 milyar dolar oldu.
İhracattaki güçlü performans, Türkiye’nin dış gelir yaratma kapasitesi açısından olumlu bir gelişme olsa da ithalat artışının daha hızlı olması cari denge açısından yakından izlenmesi gereken bir unsur olarak öne çıktı.
İşsizlik ve üretim ekonominin diğer yüzünü gösterdi
Hafta içerisinde açıklanan temmuz ayı işgücü verileri de ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın istihdam piyasasına yansımaya başladığını gösterdi. İşsizlik oranı yüzde 8,1’e yükseldi.
İmalat tarafında ise Türkiye PMI göstergeleri ekonomik aktivitedeki kırılganlığın sürdüğüne işaret etti. Bu gelişme, büyümenin önümüzdeki dönemde tüketimden ziyade ihracat, yatırım ve verimlilik artışlarıyla desteklenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Küresel piyasaların gözü ABD’deydi
Haftanın son işlem gününde küresel piyasaların odağında ABD’nin ağustos ayı tarım dışı istihdam verisi vardı. ABD’de tarım dışı istihdamın 162 bin kişi arttığı, işsizlik oranının ise yüzde 4,1 seviyesinde kaldığı bildirildi.
ABD ekonomisinden gelen istihdam verileri, Fed’in faiz politikasının geleceği açısından kritik önem taşıyor. Küresel yatırımcılar, ABD ekonomisinin aşırı ısınmadan büyümeye devam edip etmediğini ve bunun Fed’in eylül ayındaki kararına nasıl yansıyacağını değerlendirmeye devam ediyor. Türkiye açısından ise ABD faizleri, doların küresel değeri, tahvil getirileri ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımları nedeniyle yakından takip ediliyor.
Yeni haftada gözler faiz kararında
31 Ağustos-4 Eylül haftası Türkiye ekonomisinin yavaşlayan büyüme, gerileyen ancak yüksek seviyesini koruyan enflasyon ve güçlü ihracat üçgeninde ilerlediğini ortaya koydu. Ekonomide dengelenme süreci belirginleşirken, önümüzdeki dönemin en kritik konusu fiyat istikrarı ile büyüme arasındaki dengenin nasıl kurulacağı olacak.
Eylül ayının ilk haftasından sonraki süreçte gözler özellikle 10 Eylül’deki TCMB faiz kararına, yeni Orta Vadeli Program’a, enflasyon beklentilerine ve dış finansman koşullarına çevrilecek. Mevcut tablo, faiz indirimleri konusunda alan oluştuğunu gösterse de yüksek enflasyon ve küresel belirsizlikler Merkez Bankası’nın aceleci davranmasını zorlaştırıyor. Önümüzdeki haftalarda ekonominin kaderini yalnızca faiz oranları değil, enflasyonun kalıcılığı, iç talebin seyri, ihracat performansı ve küresel faiz ortamı birlikte belirleyecek.
Kaynak: SANAYİ HABER AJANSI